Şükriye Ercan
Yazarın Tüm İçerikleri
İnsan Hakları Haftasında Susturulan Hakikatler: Epistemik Adaletsizlik (Şükriye Ercan)
“İnsan hakları mücadelesi, sadece ihlallerin sonuçlarına odaklanmakla kalmayıp, epistemik adaletsizlikle de ilgilidir. Bu adaletsizlik, bireylerin tanıklıklarının sistematik olarak değersizleştirilmesiyle ortaya çıkar. Kadınlar ve insan hakları savunucuları, yaşadıkları haksızlıkları ifade ederken sıkça kuşkuya maruz kalırlar. Bu durum, demokratik tartışmaların zayıflamasına ve hakikatlerin kamu alanından dışlanmasına yol açar. Sonuç olarak, adaletin sağlanması için hakikatlerin tanınması şarttır.”
Kürt Sorununda CHP’nin Dağılan Samimiyet Söylemi (Şükriye Ercan)
Türkiye’de devlet–Kürt ilişkilerinin en kritik dönemeçlerinden biri olan İmralı süreci, yalnızca hükümetin değil, tüm siyasal aktörlerin nerede durduğunu açık biçimde …
HUKUK VE ŞİDDET ÜZERİNE SESLİ DÜŞÜNCELER (Şükriye Ercan)
Hukuk denildiğinde, aklımıza genellikle düzen, güvenlik ve adalet gelir. Oysa bu kavramların her biri, görünmez bir şiddetin izlerini taşır. Belki …
Hesap Verilmeyen Hafıza: Maraş’tan Sivas’a, Failler Ölse de Suç Yaşıyor (Şükriye Ercan)
Yazarımız Şükriye Ercan Ökkeş Kenger ile ilgili yazdı. Bu ülkenin toprağı, yalnızca medeniyetlerin değil, inkârın ve cezasızlığın da katmanlarıyla dolu. …
Meşruiyetin Gölgesinde: Hileli Seçimlerden Çıkar Gerçekliğine ve Kürtlerin Geleceğine Dair (Şükriye Ercan)
Dünya siyaseti çoğu zaman idealler ve değerler üzerinden tanımlanır gibi görünür. Demokrasi, insan hakları, özgürlük… Bu kelimeler, uluslararası ilişkilerin vitrininde …
DEVLETİN ALEVİSİ OLMAYACAĞIZ (Şükriye Ercan)
“Meydanı protokole bırakmayacağız. Mesele bir “anma programı” değil; Yol’un geleceği. Biz meydanı protokole, lokmayı ikrama, semahı sahneye, pirliği piar’a bırakmayacağız. Rızalıkla, eşitlikle, emekle; hukukun ve kamusal mücadelenin tüm yollarını kullanarak Aleviliği devlete yedekleyen her düzeni boşa çıkaracağız. Devletin Alevisi olmayacağız. Çünkü Yol devletin değil, Cem’in; iktidarın değil, rızalığın; vitrinlerin değil, hakikatin yoludur.”
