"Ülke" Kategorisi
Katliam Anılarıyla Büyümek (Meral Dersim)
“Ama bu nasıl bir protestoydu? İnsanların diri diri yakıldığı, vicdanın adilikten keyif aldığı, insanlığın utandığı bir vahşet... İşte asıl yangın, o gün yalnızca bir oteli değil, insanlığın vicdanını da yakmıştı. O günden sonra çocukluğumun biraz daha büyüdüğünü hissettim. Zira mevcut olan ateşin yangını zaten bizleri büyütüyordu, bu yenisi oldu.”
Kadın bilinci, inanç, Kürtler ve Gezi… (Celalettin Can)
Kadınlı erkekli Kürt, Türk, Laz, Çerkes, Ermeni, Rum, Alevi, Sünni, Ezidi, Hristiyan, Süryani, Solcu, Atatürkçü vd. etnik/kültürel kesimlerden yurttaşların çadırı, aşı, temizliği, kitabı, gazı nasıl paylaştığını, birbirini nasıl koruduğunu unutmayalım…
ŞU ANDA TÜRKİYE’DE UYGULANAN YÖNETİM BİÇİMİNE HANGİ SIFAT DENK GELİR? TÜRK TİPİ DİKTATÖRLÜK MÜ, TÜRK TİPİ FAŞİZM Mİ? (Fikri Günay)
Neden bu başlığı aldım? Belki kuşak olarak bir nostalji yapmak veya “çocuğun adı olursa, çağırması kolay olur” diye düşündüm. Hemen hemen 30-40 senedir ve son 24 yıldır da Türk Tipi Başkanlık Sistemi ile mücadele edenler olarak bir ad/sıfat bulamadık. Oysa herkes biliyor ki, 1980 öncesi her siyasi yapı, mücadele ettiği yönetime ayrı ayrı sıfatlar/adlar (faşist diktatörlük, sürekli faşizm, tırmanan faşizm, burjuva diktatörlüğü vb.) vererek birbirlerine üstünlük sağladıklarını sanıyorlardı.
Türkiye'de Neoliberal Çözülme, Çoklu Kriz Eksenleri ve Sosyalist Karşı-Hegemonya Olanakları (Haydar Avşar)
Tez: Türkiye'deki ekonomik, siyasal, toplumsal krizler ayrı başlıklar değil, aynı yapısal çözülmenin farklı görünümleridir. Temel mesele krizlerin sayısı değil, bu krizleri üreten dönüşümün niteliğidir.
İSRAİL UŞAKLARINA İKİ KELAM (Mehmet Güzel)
“Alevi halkı tarihinin hiçbir döneminde İsrail’le iş birliğine meyletmiş değildir. Tam tersine, bütün zalimlere karşı mazlumlardan yana olan bu halk, bölgemizin en büyük terör ve zulüm aygıtı olarak gördüğü İsrail’e genetik olarak karşıdır. Bu halkın arasından devşirilmiş birkaç uşak çıkıp bu halkı İsrail’e, yani kendi katiline biat ettirmeye çalışması halka ihanetten başka bir şey değildir.”
DEVRİMCİLİKTEN SİSTEM İÇİ MUHALEFETE: BİR CÜMLENİN YARATTIĞI HAYATİ DÖNÜŞÜM (Muhammed Aybars Akdoğan)
“Bir düzenin seçimlerini işlevsiz ilan edip aynı düzenin seçimleri için aday arayışına girmek tarihsel bir çelişkidir. Cumhuriyetçilerin görevi, gayrimeşru kabul ettikleri siyasal yapıya meşruiyet üretmek değil; seçim boykotu dâhil köklü siyasal müdahalelerle halkın egemenliğini yeniden tesis edecek bağımsız ve kurucu bir iradeyi örgütlemektir. Gerçek seçenek, sistem içinde konumlanmak değil, yeni bir cumhuriyetçi çıkış yaratmaktır.”
