YENİ PARTİ’NİN KURULUŞU VE DEVRİMCİ TAVIR (Mehmet Güzel)
Yeni Parti’nin Kuruluşu ve Siyasal Sürecin Anlamı
Özgür Özel liderliğindeki CHP’nin büyük çoğunluğu Yeni Parti kuruluşunu başlattı. Bu adım Türkiye siyasi sürecinde çok önemli bir adımdır. Yeni bir sürecin eşik atlama adımı niteliğindedir.
Butlan Kararı ve CHP’ye Yönelik Siyasal Tasfiye Operasyonu
Öncelikle belirtmek gerekir ki Butlan kararı, iktidar tarafının ifade ettiği gibi CHP’nin bir iç çatışması sonucu değildir. Falan kongrede şöyle olmuş, böyle olmuş meselesi de değildir. Butlan Kararı da öncesinde CHP İstanbul İl Başkanlığı’na Gürsel Tekin’in yine AKP’nin devlet polisini devreye sokarak kayyım olarak atanması olayı da AKP iktidarının muhalefeti tasfiye etme saldırısıdır. CHP’nin bütün Büyükşehir belediyelerine, ülkedeki bütün il belediyelerine ve hatta bütün ilçe belediyelerine yapılan operasyonlar ne hukuki saiklerle ne de ahlaki nedenlerle yapılmıştır. Bu saldırıların tamamı siyasi irade sonucu olarak AKP iktidarının, Ana Muhalefet partisini yıpratma, parçalama, itibarsızlaştırma ve tasfiye etme operasyonudur. Butlan kararı çıktığı gün de ifade etmiştim, şimdi de tekrar edeyim; 2024 yerel seçimleri sonrasında çöküşün eşiğine, siyasi uçurumun kenarına gelen AKP iktidarı, son bir hamle ile Kürt Hareketinin potansiyelini “Süreç” sayesinde pasifize edip yedeklemiş olmaktan aldığı güç ve cesaretle CHP’yi tasfiye etme operasyonuna başlamıştır. Bütün bu saldırılar, AKP’nin siyasi bekasının güvence altına alınması, iktidarda kalmasının sağlanması ve siyasal İslam faşizminin Anayasa değişikliği yoluyla kurumsallaştırılabilmesi için atılan adımlardır. Ayrıntılar, bahaneler, yargı kararları teferruattır ve AKP devletinin elindeki Yargı’nın bu saldırıda silah olarak kullanılmasıdır. Butlan Kararı’na alet olan Kılıçdaroğlu ve ekibi AKP’nin bu siyasal saldırılarına koçbaşılık yapmışlardır ve hem CHP’ye hem bütün muhalefete hem de Türkiye halklarına ihanet etmiş bir pozisyona düşmüşlerdir. Hangi bahane ile davranmış olurlarsa olsun bu durum değişmez.
CHP’den Yeni Parti’ye Geçiş Hamlesi
AKP iktidarının CHP’ye yönelik bu saldırıları karşısında Butlancılar dışındaki CHP’liler yani Özgür Özel liderliğindeki CHP’liler kararlı bir direniş sergileyerek bütün yolları ve alternatifleri deneyip tükettiler. Nihayetinde iktidarın emanetçisi olarak CHP’yi gasp edenleri, binalarla ve koltuklarla baş başa bırakarak altlarını boşalttılar. Bir bakıma CHP’yi ellerinden alarak Yeni Parti adıyla yollarına devam etme iradesini gösterdiler. Bu ekibin CHP seçmen iradesine yani kitle tabanına, milletvekili çoğunluğuna, Belediye Başkanlarının neredeyse tümüne, ülkedeki tüm yerel örgütlerine hakim olduğu açıktır. Bu hamleyle Yeni Parti adıyla yola devam edecek olan bu güç Butlancıları duvarlardan ve koltuklardan ibaret, altı boş bir partiyle baş başa bırakmış oldu. Ha, bir de iktidarın oyuncağı olarak oynadıkları onursuz misyonlarının rezaletiyle siyasi tarihe geçecek olan halleriyle de baş başa bıraktılar.
Böylece Butlancıların CHP’si şimdilik 44 milletvekiliyle beşinci parti durumuna düştü. Ama bu sayıyı da koruyamayacağı çok açıktır. Bu sayının 30’un altına düşme ihtimali çok yüksektir. Seçimde ise yüzde 5’in üzerinde oy alma ihtimali yok gibidir.
Yeni Parti’nin Önündeki Riskler ve Olasılıklar
Yeni Parti’nin kurulması, toplumsal destek bulması ve yine AKP iktidarını tehdit edecek hale gelmesi karşısında iktidarın birçok karşı hamleler geliştirmesi muhtemeldir hatta kesindir. İktidar olmanın ve devlete hakim olmanın bütün olanaklarını kullanarak bu hareketin önünü kesmeye çalışacaktır. Bu saldırılar sayesinde başarıya ulaşıp iktidarını koruyabilirse bu başarı Kürt Hareketi liderliğinin verdiği siyasal destek ve Butlancıların ihanet tutumlarının sayesinde olmuş olacaktır. Ama bütün bunlara rağmen Yeni Parti’nin gelişme ve 2024 Yerel Seçimleri sonrasındaki gibi birinci parti durumuna yükselmesi ihtimali de vardır. Çünkü toplumda değişik nedenlerle çok büyük bir hoşnutsuzluk vardır ve bu hoşnutsuzluk bir alternatif arayışı içerisindedir. Yeni Parti, toplumdaki bu hoşnutsuzluğu kendisine kanalize edebilecek potansiyele sahip görünüyor. Ancak her şeye rağmen Yeni Parti birinci parti durumuna gelebilecek olsa bile iktidara gelmesi, iktidarı bırakalım hükümet kurmasına bile izin verilmesi tartışılır. O ayrı bir sorun ve tartışılması gereken ayrı bir başlık.
Devrimci Tavır
Yaşanan sürecin CHP içindeki bir çatışma olarak görülemeyeceğini, bunun, AKP’nin toplumdaki bütün muhalefet güçlerini etkisiz hale getirme operasyonu olduğunu yukarıda ifade etmiştim. Buna ek olarak şunu ifade etmek gerekiyor ki; bu saldırılar iktidar güçlerinin farklı klikleri arasındaki çatışması olarak da görülmemelidir. CHP de yeni kurulan Yeni Parti de elbette burjuva partileridir. Ancak AKP iktidarının 24 yıllık yönetimi sonucunda kurmuş olduğu sistemde dışlamış olduğu, sistem dışına itmiş olduğu burjuva kesimini temsil ediyor. Sistem dışına itilmiş ve iktidarın nimetlerinden yararlanmak şöyle dursun, iktidarın saldırıları karşısında ekonomik ve siyasi gerileme içerisine giren geleneksel burjuva kesimleri bu muhalif yapılanmaların arkasındadır. Yani bu çatışma sistem içi burjuva güçleri arasında değil, sistem dışına itilmiş geleneksel burjuva güçleri ile yeni sistemi kurmuş siyasal İslamcı iktidarın temsil ettiği burjuva güçleri arsındaki kavgadır.
Toplumsal Muhalefet ve Yeni Parti’nin Dayandığı Zemin
Bu gerçekliğe rağmen Butlan öncesindeki CHP ve şimdiki Yeni Parti toplumun bütün hoşnutsuz halk kesimlerinin desteğini arkasına almış durumdadır. Bu hoşnutsuz halk mevcut sistemde yaşamak istemiyor. AKP siyasal İslamcı sisteminin değişmesini istiyor. Bunu mevcut koşullarda Yeni Parti eliyle yapmak için siyasal destek veriyor. AKP ve Cumhur İttifakı eliyle ülkenin sürüklendiği siyasal İslamcı faşist sistemin bu gidişine, onun kurumsallaştırılmak istenmesine, Cumhuriyet değerlerinin, hukuk sisteminin ve parlamenter sistemin yok edilmesine itirazlar yükseliyor. AKP ve sultanlık diktatörlüğüne karşı toplumda geniş bir direnç ortaya çıkıyor. Ekonomik cenderenin içinde ümüğü sıkılan emekçilerin itirazları çıkış kanalı arıyor. Kısacası bu sistemden ve yönetimden hoşnutsuz olan çok geniş toplum kesimleri bu gidişata dur demek için bir alternatif arayışı içindedir. Kitlelerin bu arayışları içerisinde burjuva muhalefetin başını çeken Butlan öncesi CHP’yi ve şimdi de Yeni Parti’yi en yakın alternatif olarak görüyorlar.
Devrimci Hareketin Görevleri ve Stratejik Yaklaşım
Geniş halk kitlelerinin mevcut sistemden kurtuluş için alternatif arayışları içerisinde olmaları devrimci güçler için büyük fırsatlar yaratmış durumdadır. Devrimci yapılar ve örgütlenmeler kitlelerin bu hoşnutsuz hallerini sistem dışına ve Demokratik Halk İktidarı alternatifine yönlendirme amacıyla örgütlenme çalışmaları için iyi fırsatlar yakalama koşularına sahiptir. Ancak bütün devrimci yapılanmaların bu elverişli ortama rağmen kitleleri peşlerine kanalize edebilecek alternatif sunma konusunda bir çıkmazın içinde olduğu görülüyor. Bütün bu elverişli koşullara rağmen hepimizi toplasak hala bir sepeti dolduramayacak hallerdeyiz. Bu haliyle devrimci örgütlenmelerin bu hoşnutsuz kitleleri peşlerine sürükleyip devrime kanalize edebilme potansiyeli en azından görünür bir kısa vadede mümkün görünmüyor. Bu durum, mücadelenin ivmesini azaltmayı gerektirmiyor elbette. Devrimci örgütlenmeler kendi programları ve ilkeleri doğrultusunda kitlesel örgütlenme mücadelelerine devam edeceklerdir. Ancak ulaşamadıkları ve kucaklayamadıkları kitlelerin mevcut sisteme karşı burjuva muhalefeti de olsa Yeni Parti gibi oluşumların arkasından giderek sistem değişikliği arayışlarının karşısına da dikilmemek gerekir. Mevcut koşullarda bu sisteme karşı gelişecek devrimci muhalefet kadar burjuva muhalefet de sınırlı düzeyde kimi kesişmeler yaşamaktadır. Tek adam diktatörlüğünün, siyasal İslamcı faşizmin, Yeni Osmanlıcılık yayılmacılığının bu gidişine dur demek bu kesişme alanlarının başında geliyor. Parlamenter sistemin tamamen tasfiye edildiği, hukuk sisteminin Akın Gürlek misali haydutluklar sergilenerek ayaklar altına alınıp diktatörlüğün sopasına dönüştürüldüğü, zulüm bakımından AKP öncesinde, karşısında savaştığımız faşist devlet sistemi olan Cumhuriyet’in bile aratıldığı bu sistemin yıkılması bütün emekçi halk kitlelerinin ve devrimci yapılanmaların çıkarınadır.
Ortak Mücadele Perspektifi
Bu ortak noktada devrimci yapılanmalar kendi programlarını, hedeflerini, ilkelerini ve bayraklarını ihmal etmeden ve mevcut ortamdaki elverişli örgütlenme olanaklarını aksatmadan mücadelelerine devam ederken mevcut diktatörlük sisteminin yıkılması yönündeki burjuva da olsa ‘muhalefete karşı muhalefeti’ yükseltmemelidir. Arkasında geniş halk kitlelerinin desteğiyle sisteme karşı güçlü basınç yaratan bu toplumsal alternatifle ortak hedefte dayanışma içerisinde de bulunulmalıdır. AKP sisteminin yıkılması halinde sonraki süreçte bu burjuva kesimleriyle mücadele edecek olduğumuzun bilinciyle şimdiki koşullarda ortak kesişme noktalarında AKP diktatörlüğüne karşı ortak mücadeleyi büyütmek ve yükseltmek dönemin zorunluluğudur. Devrimci hareket enerjisini muhalefete karşı değil iktidara karşı yoğunlaştırmalıdır. Bu aşamada kendi rengini ve programını emekçi kitlelere alternatif olarak sunmaktan geri kalmadan tabii ki.
Kürt Hareketinin Tutumu ve Sürecin Sonuçları
Mevcut koşullarda ülkemiz toplumsal muhalefetinin en büyük handikabı, Kürt Hareketi liderliğinin “süreç” nedeniyle potansiyel kitle gücünü iktidarın lehine pasifize etmiş olmasıdır. İktidar bu gerçeklikten aldığı güçle burjuva muhalefet dahil toplumun bütün muhalif güçlerine pervasızca saldırma olanağı bulmaktadır. Kürt Hareketi liderliğinin yaşanan bu süreçteki pervasızlıklara karşı kuru açıklamalarla zevahiri kurtarma çabası ama kitlesel potansiyelini pratikte pasifize etmeye devam etmesi sistemle ortaklığını ve hatta uygulanan zulümdeki büyük payını ortadan kaldırmıyor. Kürt Hareketi liderliğinin bu tutumu tarihe bu şekilde kayda geçiyor. Bunun vebalini boynunda taşımaktan kurtulamayacaktır. Kürt halkı da bu ibretlik yanlış tutumu mutlaka aşarak demokratik güçlerin safında iradesini ortaya koyacaktır
***
Atak Dergisi Notu: Makalelerde ifade edilen görüşler yazarını bağlar, Atak Dergisi’nin görüşlerini yansıtabileceği gibi yansıtmayabilir de.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
