Ahmet Daşkapan
Politik Aktivist
Yazarın Tüm İçerikleri
SAĞCI ZENGİN ELİTİN ETKİSİNİ GERİLETMEK (Ahmet Daskapan)
Geçimlerini emek güçlerini satarak sağlamak zorunda olan yurttaşlar ile işi ve herhangi bir sosyal ödeneği bulunmayan, toplumun dışına itilmiş insanlar, sağcı zengin elitin kendi çıkarlarını topluma dayatmasını mümkün kılan servet ve nüfuza sahip değildir.
ALEVİ MÜSLÜMANLARIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ (Ahmet Daskapan)
Alevilik, asimilasyon, Sünnileştirme ve milliyetçileştirme baskıları karşısında inancını, kimliğini ve kuşaklar arası aktarımını koruma mücadelesi vermektedir. Makale, Alevilerin kendi inançlarını kendi kavramlarıyla tanımlama hakkını savunur; Aleviliğin Ehlibeyt ve On İki İmam yoluyla kurduğu bağları vurgular. Bu kimlik mücadelesinin diğer ezilen halkların özgürlük talepleri ve işçilerin sömürüye karşı mücadelesiyle birlikte yürütülmesi gerektiğini ileri sürer. Ortak özgürleşmenin, kimlik baskılarına ve emek sömürüsüne birlikte karşı çıkmakla mümkün olacağını belirtir.
AfD SEÇMENİ MASUM DEĞİLDİR (Ahmet Daşkapan)
“Bu nedenle seçmenin yaşadığı koşullarla tercih ettiği siyasal içerik birbirinden ayrılmalıdır. Birincisi araştırılır ve açıklanır. İkincisi siyasal ve ahlaki olarak değerlendirilir. AfD’nin faşist bir parti olduğunu bildiği hâlde ona oy veren kişi, bu partinin toplumsal öfkeye verdiği yönü kabul eder. Yalnızca protesto ettiği, hayal kırıklığı yaşadığı veya başka bir seçenek görmediği anlatısının arkasına bütünüyle saklanamaz.”
SOL SÖYLEMİN ARDINDA BÜROKRATİK MERKEZİYETÇİLİK (Ahmet Daşkapan)
“Parti içinde demokrasi kuramayan bir yapı Türkiye’ye demokrasi vaat edemez. Kendi tüzüğünü uygulamayan, üyelerinin eleştirilerine cevap vermeyen, savunma hakkını tanımayan ve eleştirel üyeleri dışlayan bir anlayış, demokratik merkeziyetçiliği bürokratik merkeziyetçiliğe dönüştürür. Gerçek sosyalist örgüt, işçilerin ve emekçilerin karar veren, yöneten ve denetleyen gerçek siyasal özneler olduğu bir mücadele aracıdır.”
V. İ. Lenin ile Rosa Luxemburg Arasındaki Polemikten Devrimci Dersler (3) (Ahmet Daşkapan)
Bu nedenle bu makalenin temel sonucu şudur. Tarih, hem Lenin’in hem Luxemburg’un esaslı noktalarda haklı olduğunu göstermiştir. Lenin, örgütlenmenin, stratejik bütünlüğün ve toplumsal güç inşasının zorunluluğunda haklıydı. Luxemburg, demokratik denetim olmadan örgütlenmenin bürokratik bir egemenliğe dönüşebileceği uyarısında haklıydı.
V. İ. Lenin ile Rosa Luxemburg Arasındaki Polemikten Devrimci Dersler (2) (Ahmet Daşkapan)
Nihai sosyalist geçiş, ancak daha öncesinde geniş bir demokratik toplumsal güç inşası varsa kalıcı olabilir. Böyle bir temel olmazsa her sosyalist girişim şu risklere açık kalır. Bürokratik ikame, teknokratik yabancılaşma, siyasi izolasyon ve karşı devrimci destabilizasyon. Bu nedenle sosyalist geçişten önceki evre, ikincil bir “hazırlık dönemi” değil, geleceğin sosyalizminin demokratik içeriğinin şimdiden somutlaştığı belirleyici bir tarihsel evredir.
