"Kadın" Kategorisi
“AYKIRI KADINLAR” TARİHİNDEN: VİLMA ESPÍN[*] (SİBEL ÖZBUDUN)
Ancak 26 Temmuz 1953 günü Fidel Castro öncülüğünde bir grup devrimcinin Moncada kışlasına düzenlediği baskın Vilma’nın (ve tüm Küba’nın) yaşamında bir dönüm noktası olacaktı. Santiago’daki öğrenci çevresi olaya hazırlıksızdı: “Ne olduğuna dair hiçbir bilgimiz yoktu,” diyecekti Vilma, yıllar sonra. “Castro Santiago’da pek az tanınıyordu - yalnızca Ortodoxos’un (Küba Halk Partisi) genç lideri olarak bilinirdi. Ama Santiago’daki bu eylemi pek çok kişinin sempatisini kazandırdı.”[7] Yine de, Batista’nın güçlerinin amansızca karşılık verdiği bir avuç devrimciye sahip çıkmak için ellerinden geleni yaptılar. Olayı izleyen katliamdan sağ kurtulabilenleri evlerinde sakladılar, yaralıları kendi imkânlarıyla tedavi ettiler… Bildiri dağıttılar, afişleme yaptılar, korsan mitingler düzenlediler, örgüt evleri oluşturdular…
Edebiyatta Sınıf: Kalemin Ucunda Emek, Kadın ve Direniş (Şükriye Ercan)
Bir erkek fabrikaya, okula, büroya, sokağa çıktığında arkasında çoğu zaman hazırlanmış bir ev, yıkanmış bir gömlek, bakılmış bir çocuk, pişmiş bir yemek, toparlanmış bir hayat bırakır. Bu yüzden dışarıdaki ücretli emeğin arkasında da çoğu zaman kadının karşılıksız emeği vardır. Kadının ev içi emeği görülmeden sınıf anlatısı tamamlanamaz. Kadının emeği yok sayıldığında, sınıf mücadelesinin yarısı karanlıkta bırakılmış olur.
Boyun Eğmiyoruz (Şükriye Ercan)
Cinsel taciz ve tecavüz, yalnızca bireysel sapkınlıklar olarak açıklanamaz; bu, iktidar ilişkileriyle kurulan yapısal bir sorundur. Erkek egemen düzen, makamı, ekonomik gücü ve sosyal imkanları kadınlar üzerinde tahakküm kurmanın aracı haline getirir. Kamusal alanda sergilenen ahlak ile özel alandaki sömürü arasındaki çelişki, cezasızlık ve erkek dayanışmasıyla korunur. Bu nedenle mesele birkaç fail değil, bu düzeni sürdüren iktidar yapısının kendisidir ve değişmedikçe aynı ilişkiler yeniden üretilmeye devam edecektir.
KRİZ(LER), SAVAŞ(LAR), İSYAN VE KADIN(LAR)[1] (SİBEL ÖZBUDUN)
Kapitalizmin derinleşen çok boyutlu krizleri savaşları tetiklerken, bu yıkımın en ağır bedelini kadınlar öder. Ekonomik, ekolojik ve siyasal krizler kadın emeğini sömürür, yaşamlarını güvencesizleştirir ve şiddeti artırır. Ancak aynı süreç, kadınların ve emekçilerin direnişini büyütür; gerçek çıkış yolu, bu kriz ve savaş düzenine karşı ortak, enternasyonalist bir mücadelede yatmaktadır.
KAPİTALİZM KADINLARIN YAĞMALANMASIDIR(*) (Sibel Özbudun – Zeliha Altuntaş)
Yazar: Zeliha Altuntaş
Bacıyân-ı Rûm örgütlenmesi (Zeliha Altuntaş)
"Vahşi kadın bütün kadınların sağlığıdır. Onsuz, kadınların psikolojisi anlamsızlaşır. Bu yabanıl kadın, prototip kadındır... Hangi kültür, hangi çağ, hangi politika olursa olsun, o değişmez. Döngüleri değişir, simgesel temsilcileri değişir, ama özünde o hiç değişmez. Neyse odur ve bir bütündür" C.P.Estés-Kurtlar ile Koşan Kadınlar
