Mehmet Güzel
Atak Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Yazarın Tüm İçerikleri
UMDUĞUNU BULAMAYAN İSRAİL HEDEFİNİ ASGARİYE İNDİRDİ (Mehmet Güzel)
“İsrail, İran karşısında beklediği stratejik sonuçları alamayınca hedeflerini dramatik biçimde küçültmek zorunda kaldı. Büyük planların yerini şimdi güney Lübnan’da sınırlı bir askeri başarı elde ederek bunu bir zafer hikâyesi olarak sunma çabası aldı. Ancak geçmiş deneyimler, bu tür kara harekâtlarının İsrail için çoğu zaman ağır askeri ve siyasi bedeller doğurduğunu açıkça gösteriyor.”
Şöhret İçin Zemzem Kuyusuna İşeyen Sefiller (Mehmet Güzel)
Günümüz medyasında ve sosyal platformlarda kendinden menkul bir şekilde kendilerini “kanaat önderi” olarak gören bazı kişiler, yaptıkları açıklamalarla toplumsal algıyı …
ABD–İsrail’in Uluslararası Medya Manipülasyonuna Rağmen (Mehmet Güzel)
ABD ve İsrail’in dünya çapında medya üzerindeki büyük etkisine, küresel iletişim ağlarındaki hegemonik konumlarına ve çoğu zaman gerçeği çarpıtan yayınlarına …
KİBİR VE KÜSTAHLIĞIN HEZİMETİ (Mehmet Güzel)
“ABD ve İsrail, askerî güçlerine güvenerek İran’ı hızla teslim alabileceklerini düşündü. Ancak savaşın seyri bu kibirli hesapları boşa çıkardı. Ağır saldırılara rağmen İran’ın direniş kapasitesi kırılmadı. Bu tablo, askeri üstünlüğün her zaman siyasi zafer getirmediğini bir kez daha gösterdi. Tarih boyunca olduğu gibi, güce dayalı kibir çoğu zaman beklenmedik hezimetlerin kapısını aralar.”
İRAN’DAKİ POTANSİYEL TOPLUMSAL GÜÇLER (Mehmet Güzel)
İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırısı, beklenen iç çöküşü yaratmamış; aksine İran’ın askerî direnci ve bölgesel destekleriyle karşılaşmıştır. İran’daki muhalif güçlerin parçalı ve zayıf yapısı, dış müdahale senaryolarının başarı şansını düşürmektedir. Bu koşullarda “üçüncü yol” söylemi, fiilen emperyalist müdahalelerin önünü açan bir tutum olarak ortaya çıkmaktadır.
EMPERYALİST KAMPA HOŞ GELDİNİZ! (Mehmet Güzel)
“Kürt hareketi görülüyor ki eskiden Demokrasi Güçleri saflarında iken şimdi dümeni emperyalist safa kırmış durumda. Artık kaderini bölgenin halklarıyla değil AB ve ABD emperyalistlerinin çıkarlarıyla bütünleştirmiş durumda. Yeni sürecin paradigması; muktedir emperyalist ülkelerin safında tavır geliştirmek ve bunun sonucunda sofrada arta kalırsa bir iki kırıntıyla idare etmektir.”
