Haydar Avşar
Hukukçu - Yazar.
Yazarın Tüm İçerikleri
MARX’IN ELEŞTİRİ YÖNTEMİ VE BİLİMSEL SOSYALİZMİN TARİHSEL İNŞASI (Haydar Avşar)
Makale, Marx’ın düşüncesinin merkezinde “bilimsel sosyalizm”den önce eleştiri yönteminin bulunduğunu savunuyor. Engels’in kavramsallaştırdığı bilimsel sosyalizmin ise ütopik sosyalizm tartışmaları içinde yöntemsel bir ayrım olarak ortaya çıktığını gösteriyor. Kavramın II. Enternasyonal, Lenin dönemi ve Sovyet Marksizmi boyunca farklı anlamlar kazanarak doktriner bir niteliğe büründüğünü ortaya koyan çalışma, Marx’ın eleştirel mirası ile sonraki Marksist yorumlar arasındaki süreklilik ve dönüşümleri bağlam içinde değerlendiriyor.
ONTOLOJİK PARÇALANMA (Haydar Avşar)
Bu makalede, Kapitalist modernitenin insanı yalnızca ekonomik olarak değil, ontolojik düzeyde de parçaladığı; emek, beden, bilinç, doğa ve toplum arasındaki bağları kopardığı savunulmaktadır. Makale, yabancılaşmanın aşılmasının ancak sınıf bilinci, ontolojik bütünleşme ve sosyalist bir yaşam anlayışıyla mümkün olacağını; insanın doğayla ve kolektif varoluşuyla yeniden bütünleşmesini temel çözüm olarak öne sürmektedir.
BATI METAFİZİĞİYLE HESAPLAŞMA (Haydar Avşar)
“Batı metafiziği varlığı özne-nesne, ruh-beden ve insan-doğa ayrımlarıyla kavrarken, Anadolu’nun Can Ontolojisi hakikati içkin birlikte temellendirir. Can, yalnızca yaşamı değil; beden, doğa, toplum ve Hak arasındaki ontolojik sürekliliği ifade eden, epistemoloji, etik ve siyaseti aynı varoluş ufkunda buluşturan kurucu ilkedir; evrensel felsefeye özgün bir katkı sunar ve parçalanmış varlık anlayışına bütünlüklü bir alternatif geliştirir.”
Pozitif Hukukun Mekanik Kıskacı Karşısında Yeryüzü Adaleti: Vicdanın Sınıfsal Yapı Sökümü (Haydar Avşar)
Bu çalışma, egemen sınıfların mülkiyet ilişkilerini tahkim etmek adına kurumsallaştırdığı pozitif hukuk düzeni ile insanın doğayla ve toplumla kurduğu dolaysız, sömürüsüzlük bağını ifade eden "yeryüzü adaleti" arasındaki ontolojik, iktisadi ve ekolojik çelişkiyi inceler. Pozitif hukuk; burjuva mülkiyet rejimini, artı-değer gaspını ve orman, toprak, su gibi müştereklerin çitlenmesini yasallık zırhıyla kaplayan mekanik bir kıskaçtır. Bu kıskaç, sınıfsal tahakkümü rasyonel-bürokratik kurallarla gizlerken soyut bir "adalet" ve "vicdan" illüzyonu üretir.
TÜRKİYE'DE HEGEMONİK ÇÖZÜLME: DEVLET FORMU, KİMLİK REJİMLERİ VE KARŞI-HEGEMONYA SORUNU (Haydar Avşar)
Sonuç olarak bu çalışma, Türkiye'deki toplumsal oluşumun farklı krizlerin tekil sorunları olarak değil, bütünsel bir organik kriz yapısının bileşenleri olarak okunmuştur. Bu bütünlük içinde temel soru şu: Parçalanmış toplumsal mücadeleler, yeni bir halk blok içinde yeniden eklenebilecekler mi, yoksa hegemonya olanlar kalıcı bir yönetim rejimi olarak kurumsallaşacak mı?
KÜRD TOPLUMSAL FORMASYONUNUN PARÇALI GELİŞİMİ TARİHSEL BÖLÜNME, SINIFSAL FARKLILAŞMA VE ULUSAL BİRLİK SORUNU ÜZERİNE MARKSİST BİR İNCELEME (Haydar Avşar)
Kürd toplumsal alanının parçalı yapısı, tarihsel bölünme ile başlayan ve eşitsiz kapitalist gelişme, feodal kalıntılar, emperyalist müdahaleler ve sınıfsal farklılaşmalarla sürekli yeniden üretilen bir toplumsal formasyonun ürünüdür. Bu nedenle ulusal birlik sorunu, ideolojik bir çağrı değil, tarihsel-sınıfsal bir yapı sorunudur.
