Tüm Haberler
İNSAN(LIK) HÂL(LER)İ VE… (Temel Demirer)
Kapitalist uygarlığın yarattığı yabancılaşma, insanı kendi özünden koparıp metalaştırırken özgürlük, onur ve dayanışma arayışını da kuşatıyor. İnsan(lık), bu cendereden ancak bilinçlenerek, kendi olma cesaretini kuşanarak ve egemenliğe boyun eğmeyerek çıkabilir. Çünkü insan olmak, yalnızca yaşamak değil; düşünmek, direnmek, başkaldırmak, dayanışmak ve dünyayı değiştirme iradesini taşımaktır. Gerçek özgürlük, bu mücadelede kazanılır ve korunur.
ALEVİ MÜSLÜMANLARIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ (Ahmet Daskapan)
Alevilik, asimilasyon, Sünnileştirme ve milliyetçileştirme baskıları karşısında inancını, kimliğini ve kuşaklar arası aktarımını koruma mücadelesi vermektedir. Makale, Alevilerin kendi inançlarını kendi kavramlarıyla tanımlama hakkını savunur; Aleviliğin Ehlibeyt ve On İki İmam yoluyla kurduğu bağları vurgular. Bu kimlik mücadelesinin diğer ezilen halkların özgürlük talepleri ve işçilerin sömürüye karşı mücadelesiyle birlikte yürütülmesi gerektiğini ileri sürer. Ortak özgürleşmenin, kimlik baskılarına ve emek sömürüsüne birlikte karşı çıkmakla mümkün olacağını belirtir.
KADINLARIN BAŞKALDIRISI, İNSANLIĞIN BAŞKALDIRISIDIR YA DA SKH’IN BEŞİNCİ YAZ KAMPI’NDAN İZLENİMLER[1] (Sibel Özbudun)
Sibel Özbudun, Sosyalist Kadın Hareketi’nin beşinci yaz kampından izlenimlerini aktarırken kadınların gündelik yaşamın yükleri karşısında verdikleri mücadeleye dikkat çekiyor. Farklı yaşlardan kadınların kolektif biçimde örgütlenmesini, dayanışmasını ve dünyayı değiştirme iradesini öne çıkaran yazar, kadın hareketinin toplumsal dönüşümdeki gücünü ve sürekliliğini vurguluyor. Kamp deneyimi, kadınların ortak iradesinin, özgüveninin ve dayanışmasının dönüştürücü potansiyelini yeniden açıkça görünür kılıyor.
DNA’DAN KİMLİĞE (Haydar Avşar)
DNA, insanın biyolojik geçmişi ve genetik bağlantıları hakkında bilgi sağlayabilir; ancak tarihsel kimlikleri, etnisiteyi, milleti, ulusu ya da “ırk”ı tek başına açıklayamaz. Biyolojik çeşitlilik ile tarihsel oluşum aynı şey değildir. İnsanların hangi topluluklar altında sınıflandırıldığı; maddi, toplumsal, siyasal ve tarihsel ilişkiler içerisinde araştırılmalıdır. Çünkü köken, oluşum değildir; DNA, tarihsel kimliğin taşıyıcısı değildir.
