Atak Menü

HTŞ’NİN İŞKENCE TEZGÂHINDA 70. DOĞUM GÜNÜ (Mehmet Güzel)

HTŞ’NİN İŞKENCE TEZGÂHINDA 70. DOĞUM GÜNÜ (Mehmet Güze…
Hazır
⚠️ Tarayıcınız sesli okumayı desteklemiyor
1.0x
01 Kasım 2026, 15:12 | Yazar: Mehmet Güzel | Kategori: Ülke
HTŞ’NİN İŞKENCE TEZGÂHINDA 70. DOĞUM GÜNÜ (Mehmet Güzel)

Mihrac Ural, özlemini çektiği Samandağ’ı arkasına almış olduğu bir pozda. Fotoğraf: Atak Arşiv

 

Bugün Mihrac Ural’ın doğum günü. 1 Kasım 1956 doğumlu olan Mihrac Ural, bugün 70. yaşına HTŞ’nin işkence tezgâhlarında giriyor.

 

16 yaşında başladığı devrimci mücadeleyi kesintisiz ve etkin bir şekilde bugüne kadar sürdüren Mihrac Ural, 70 yaşında da katliamcı HTŞ yönetiminin işkence tezgâhlarında bu mücadelesini sürdürüyor. Bu işkence tezgâhları yalnızca HTŞ’nin değil, aynı zamanda işkenceci MİT’in tezgâhlarıdır.

 

                                                        

Mihrac Ural 20 yaşında (Foto: Atak Arşiv)

 

Mihrac Ural, 14 Eylül’ü 15 Eylül’e bağlayan gece, geçici oturum izniyle yasal olarak bulunduğu Lübnan’dan MİT’in korsan bir operasyonuyla kaçırıldı. O tarihten bu yana kendisinden haber alınamadı. Nerede olduğu, kendisine neler yapıldığı konusunda hiçbir bilgi verilmemektedir. Ailesine veya avukatına erişimi olanaksız bir şekilde kaybedilmiş durumdadır.

 

Korsan bir operasyonla kaçırılır kaçırılmaz bütün dünya kamuoyuna katliamların sorumlusu bir suçlu olarak lanse edilmesi, yargılanmadan ve kendini savunma olanağı bulamadan peşinen mahkûm ilan edilmesi, maruz bırakılacağı uygulamalara işaret etmektedir. Kamuoyu nezdinde mahkûm ilan edilen birine, isnat edilen suçların tümünü zorla veya hileyle “kabul ettirmeye” çalışacakları kuşkusuzdur. Bunu işkenceyle, iradesi dışında imza attırarak, ilaçla sersemleterek veya buna benzer yöntemlerle “itiraf ettirme” çabasında bulunacakları kuşkusuzdur. Böylece kişiliğini yok ederek onu itibarsızlaştırmaya ve kitlelerin gözünde küçük düşürmeye çalışacakları kesindir. Ancak bugüne kadar bu yönde en ufak bir taviz koparabilmiş olsalardı, bunu davul zurnayla ilan ederek ve üzerinde tepinerek kullanmaktan hiçbir şekilde geri durmazlardı. Anlaşılan, 70 yaşına girmiş olan Mihrac Ural, işkence tezgâhlarında bütün katil sürülerine ve pervasız MİT cellatlarına meydan okumaya devam ediyor.

 

  Mihrac Ural Cezaevinde “Ulusal Sorun” kitabının yazım çalışmasında. (Foto: Atak Arşiv)

 

Türkiye egemenlerinin, iş birliği içinde bulunduğu Körfez sermayesinin ve onun kuklası olan katil sürüsü HTŞ yönetiminin el birliğiyle yürüttüğü algı yaratma kampanyalarına karşın, Mihrac Ural’ın ve diğer devrimcilerin kendilerine yöneltilen katliam suçlamalarıyla hiçbir ilgilerinin olmadığını kanıtları ve belgeleriyle ortaya koyduk. Mihrac Ural da 2013’ten beri “bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanmaya hazır olduğunu” söyleyip durdu.

 

Hodri meydan!

 

Madem itham ettikleri suçlar, insanlığa karşı işlenmiş suçlar niteliğindeki katliamlardır; Türkiye ve katiller sürüsü HTŞ yönetimi kendilerine güveniyorlarsa, Mihrac Ural’ı uluslararası bir mahkemede yargılanmak üzere teslim etsinler. Ellerindeki bütün kanıtlarla yargılasınlar. O zaman göreceğiz: Onlar mı Mihrac Ural’ı yargılayacak, yoksa Mihrac Ural mı onları yargılayacak!

 

Buna kesinlikle cesaretleri yok. Hatta bırakın uluslararası, tarafsız ve bağımsız bir mahkemeyi, hukukun ayaklar altında olduğu ve AKP diktatörlüğünün elinde bir oyuncağa dönüştürüldüğü Türkiye’de bile yargılamaya cesaretleri yok. Güya İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranıyordu. Güya eski Suriye yönetiminden on yıllardır iadesini istiyorlardı. Güya Türkiye’de, benim de yargılanmakta olduğum davalar dâhil olmak üzere birçok davada firari sanık olarak yargılanıyordu.

 

Ama şimdi onu Türkiye’ye getirip yargılamaya cesaret edemiyorlar. Hem de MİT eliyle ve uluslararası hukuk skandalına yol açan haydutça bir eylemle kaçırmış olmalarına rağmen. Cesaret edemiyorlar; çünkü kendini sınırlı da olsa ifade edebileceği, avukatına erişebileceği bir ortamda Türkiye egemenlerinin ve HTŞ’nin katil yönetiminin bütün çirkefliklerini yüzlerine vuracaktır. Yargılama tersine dönecek; yargılanan Mihrac Ural, yargılayan Mihrac Ural olacaktır.

 

Mihrac Ural, Türkiye devrimci mücadelesinin önemli devrimci liderlerinden biridir. Yaşamı boyunca militanca bir mücadele içinde yer aldı. Teorik çalışmalarını aksatmadan sürdürdü; binlerce makale, birçok kitap ve broşür yazdığı gibi pratik mücadelede de her zaman yerini almayı bildi. O, koşullar zorladığında, ileri yaşına bakmadan ve asla tereddüt etmeden, yoldaşları ve hatta evlatlarıyla beraber pratik savaşımın en önünde yer almayı bildi. Saldırgan ve mütecaviz cani terör şebekelerine ve arkalarındaki muktedir haydut devletlere karşı halkla beraber vatan savunmasında yer aldı. Mücadelesi boyunca hiçbir sivile zarar vermedi. Saldırganlara karşı savunma mücadelesinde bulundu. Saldırgan ve mütecaviz olanlar, Türkiye egemenleri ve onların kuklası olan, şimdi Suriye yönetiminde bulunan cihatçı terör örgütleriydi. Türkiye ve HTŞ terör yönetiminin Mihrac Ural’a düşmanlığı bu nedene dayanmaktadır.

 

                                                        

Mücadele kaçkını düşkünler karalama yapmakla yetinmiyor, ihbarlar da yapıyorlar. (Foto: Atak Arşiv)

 

Mihrac Ural sınıf düşmanlarına karşı mücadele ederken aynı zamanda, mücadele kaçkını ve egemenlerle işbirliği halinde olan “devrimci” görünümlü ajanların da amansız saldırılarına maruz kaldı. Türkiye egemenlerinin bu işbirlikçileri Mihrac Ural’a ve onun nezdinde mücadele eden bütün yoldaşlarına karşı yalan, iftira ve çarpıtmalarla alçakça itibar suikastlarında bulunmaktan ve bu konuda en değme polis teşkilatlarından daha fazla tahribatlar yaratmaktan çekinmediler. Düşmana çakıl taşı atmaktan aciz bu düşkünler devrimci mücadele içerisindeki Mihrac Ural’a, onun yoldaşlarına en pervasız saldırıları yapmaktan çekinmedi; Fransa’da Fransız polisine, Suriye’de Suriye Muhabaratına, Türkiye’de de Türk istihbaratına ihbarlarda bulunacak kadar alçaldılar. Bu ihbarlar yüzünden Mihrac Ural ve yoldaşlar zindan üstüne zindan yattılar. Bu ihbarlar neticesinde ben de onlarca yoldaşımla birlikte Türkiye’de nasibimi almış durumdayım. Ve şimdiki sürgün sürecim bunun neticesidir.

 

Her hâlükârda Mihrac Ural tarihe devrimci bir kahraman olarak geçecektir. Egemenlerin karalamaları, yargısız infazları ve ithamları bunun önüne geçemeyecektir.

 

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!