Celalettin Can
Yazarın Tüm İçerikleri
Kadın bilinci, inanç, Kürtler ve Gezi… (Celalettin Can)
Kadınlı erkekli Kürt, Türk, Laz, Çerkes, Ermeni, Rum, Alevi, Sünni, Ezidi, Hristiyan, Süryani, Solcu, Atatürkçü vd. etnik/kültürel kesimlerden yurttaşların çadırı, aşı, temizliği, kitabı, gazı nasıl paylaştığını, birbirini nasıl koruduğunu unutmayalım…
Sırrı Süreyya Önder'in anısına saygıyla… Gezi direnişinin öğrettikleri (Celalettin Can)
"Mahkeme kararını bekleme tutumu" hükümet için geri adım olmakla beraber, ona tepkisel reaksiyonları sorgulama zamanı da kazandırıyordu. Bize de ciddi bir hareket sahası sağlamaya aday olan bu tutum, Taksim Dayanışması bünyesindeki kurumsal yapıların çoğunluğunun hemfikir olduğu, barikatın kaldırılması, sembolik çadırlar kurma vs. gibi ortamın yeniden düzenlenmesi tutumu; gerilimi aşağı çekme, taleplerimizin bütünüyle karşılanması politikamızın canlı tutulması açısından gerçekçi ve anlaşılır bir politikaydı.
Trump'ın NATO üzerinden şantajı... (Celalettin Can)
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), 1949 yılında kurulan ve 32 üye devletin oluşturduğu uluslararası bir siyasi ve askeri ittifaktır. Merkezi Brüksel’de bulunan bu emperyalist örgüt ABD başta olmak üzere, İngiltere, Fransa, Kanada'nın da dahil olduğu 12 Batılı kapitalist ülkenin atılımıyla askeri ittifak olarak kuruldu. Çok geçmedi, Türkiye de 1952 yılında NATO’ya katıldı.
“Ben devletim” anlayışı (Celalettin Can)
Sayın Erdoğan’ın devlet-toplum ilişkilerinde temel anlayışı, devleti merkezileştiren bir görüntü sunmaktadır. Referandumlar ve seçimler toplumsal meşruiyet kaynağı olarak öne çıkarılırken, bu süreçleri kazanacak bir mekanizma da hazır tutulmaktadır. Liderin kendisini ‘çoban’, halkı ise ‘koyun’ olarak tanımlayan yaklaşımı; iç ve dış politikayı, toplumsal süreçleri ve seçimleri bu anlayış doğrultusunda yönlendirme çabasını ortaya koymaktadır.
Hatırlayalım! (Celalettin Can)
Toplum ve halk olarak yakın tarihimizle Yüzleşip hesaplaşma yakıcı bir ihtiyaç olarak önümüzde duruyor. Gerçekleri Araştırma, Yüzleşme ve Adalet Komisyonları üzerinden, yarınlarımızın da dün olmaması için yüzleşip hesaplaşmayı yaşamak, rahatlamak zorundadır Türkiye!
Barış ve demokrasi arayışı ikinci yılına girdi (1) (Celalettin Can)
Silahların bırakılmasıyla başlayan süreç, Kürt ve Türk halklarının ortak geleceğini demokratik dönüşüm temelinde kurma çağrısıdır. Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz anlayışıyla kapsayıcı yurttaşlık, kimlik özgürlüğü ve yerel-demokratik yönetim hedeflenmektedir. Mesaj açıktır: Silahlar sustu, şimdi sıra devlette ve toplumdadır. Demokratikleşme adımları atılmalı, merkeziyetçi korkular aşılmalı ve halkın yönetime katılımı güçlendirilmelidir. Türkiye’nin gerçek çözümü güvenlik siyasetinde değil, özgürlük, eşitlik ve demokrasi temelinde kurulacak yeni bir toplumsal sözleşmededir.
