Celalettin Can
Yazarın Tüm İçerikleri
Maraş katliamıyla hesaplaşmak… (Celalettin Can)
“1978’de Maraş’ta planlanan etnik temizlik, MHP ve MİT’in iş birliğiyle gerçekleştirildi. Katliamın arifesinde Aleksander Peck’in rolü, olayların arka planını gözler önüne seriyor. 12 Eylül Darbesi sonrası, katliamın failleri yargılanmadı ve dava dosyası kapatıldı. Bu süreç, Türkiye’nin istikrarsızlaştırılmasına ve siyasi manipülasyona dair önemli bir örnek teşkil ediyor.”
78’liler yüzleşiyor! Unutmuyor! Hatırlıyor, hatırlatıyor! (Celalettin Can)
“78 kuşağı, 12 Eylül’ün inkâr ve unutturma siyasetine karşı kendi tarihini hatırlayarak ve hatırlatarak yüzleşiyor. Resmî tarihin dışında, yaşanmışlıkların bilgisiyle yeni bir tarih bilinci kuruyor. Amaç, geçmişi bugünün demokrasi ve özgürlük mücadelesine bağlamak, yarım kalan şarkıyı tamamlamak ve bu birikimi yeni kuşaklarla toplumsallaştırmaktır. Bu yürüyüş, hafızanın direnişle birleştiği kolektif bir sorumluluk çağrısı olarak geleceği kurar.”
12 Eylül sürüyor, darbecilik sürüyor… (Celalettin Can)
"12 Eylül darbesinin kurumları ve yasaları, 45 yıl sonra da varlığını sürdürmektedir. Gerçek demokratikleşme, geçmişle yüzleşmeden ve tüm darbeci suç ortaklarının yargılanmasından geçer. Geçmişin yaralarıyla hesaplaşmadan sağlıklı bir gelecek inşa edilemez.”
Elmas Anne: Çiçeklerle donatacağım bir mezar peşindeyim (Celalettin Can)
“Hayrettin Eren, devrimci mücadelesi ve kaybedilişiyle anılan önemli bir figürdür. 12 Eylül darbesinin ardından gözaltına alınarak kaybolan Eren, ailesinin ve insan hakları savunucularının yıllarca süren adalet arayışının simgesi olmuştur. Onun anısı, Hasköy ve çevresindeki devrimci gençlik için bir efsane olarak yaşamaya devam ediyor. 45 yıl boyunca “Hayrettin Eren nerede?” sorusu gündemde kalmıştır.”
Dersimlilerin bir yaşam gerekçesi, bir devlet dersi: Kara gün, 15 Kasım 1937 Pazartesi (Celalettin Can)
“Atatürk, kırımdan sonra “Dersim meselesi tarihe havale olmuştur” derken, Dersimliler için de tarihe, toprağın altındaki mezarsızları hiçbir zaman unutamayacakları, bir devlet dersi olarak unutamayacakları bir kayıt düşmüş oluyordu. Büyük insanlığa çağrı: Dersim Kırımı ile yüzleşmek, daha fazla ertelenemeyecek bir insanlık görevidir!”
“Bana dert olmuştu: Şayet Diyarbakır Cezaevi ile ilgili bir şey yapmadan bu dünyadan göçüp gidersem…” (Celalettin Can)
Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi 97 yıllık dolu dolu bir yaşamda büyük bir mücadele sığdırmış, hem sanat ve edebiyat dünyasının …
