Mihrac Ural
Yazarın Tüm İçerikleri
ROJAVA ANLAŞMASI VE MÜCADELEYE DEVAM (Mihrac Ural)
Zorlu bir süreç devam etmektedir. Rojava, ağır bir sorumluluk altında mücadelesini sürdürmektedir. Suriye sahasında verdiği direniş, uzun zamandır farklı aşamalardan …
ANTAKYA DEPREMİ 3. YILINDA (Mihrac Ural)
“Antakya yıkılmıştı, yerle bir olmuştu. Eski ve yeni Antakya yok edilmişti. Bu güzelim tarihî kent artık yoktu. Deprem kadar yıkıcı olan devlet ihmali, insanları çadırlara mahkûm etti. Adalet uyumadı; yıkıntıların arasından doğarak, şehirleri yok edenlerin yakasına yapışacaktır ve yıllar geçse de kaybedilen canların hesabı sorulmadan bu topraklarda gerçek bir yeniden doğuşun mümkün olmayacağını haykırmaktadır hâlâ.”
KÜRTLER BİRLİKTE HAYKIRIYOR (Mihrac Ural)
“Kürtler, tarih boyunca inkâr ve ihanetlere rağmen ilk kez küresel ölçekte birlik göstermiş, Rojava ve Kobani etrafında ortak bir siyasal irade ortaya koymuştur. Devletin barış fırsatlarını boşa çıkarması, savaşı dayatması ve uluslararası güçlerin müdahaleleri, Kürtlerin kendi tabanına dayanarak haklı, meşru ve kalıcı bir mücadele hattı kurduğunu göstermektedir dünya siyasetinde yeni bir denge yarattığını açıkça kanıtlamaktadır.”
Bugün Hepimiz Kürt’üz (Mihrac Ural)
“Bugün hepimiz Kürt’üz; çünkü onur, barış ve direniş Kürt halkının yanında durmayı gerektirir. General Mazlum Abdi’nin çağrısı, satılan vicdanlara karşı birleşik duruştur. Rojava kırmızı çizgimizdir. Nerede olursak olalım, gerekçesiz biçimde halkımızın haklarını savunmak tarihsel sorumluluğumuzdur; bu topraklarda özgürlük tankla değil, adaletle ve dayanışmayla kurulacaktır. Bugün direniş günüdür, susmak ihanettir.”
AKP-MHP RAPORLARI
Partiler raporlarını tek tek vermeye başladılar. Bunlar arasında AKP ve MHP, aynı algı ve mantıkla “Kürt sorunu yoktur, terör sorunu …
KONSEY HEYETİ KONUŞMAYI ÖRTÜYOR (Mihrac Ural)
“İmralı görüşmesinin 16 sayfalık tutanağının 4 sayfaya indirilmesi, devletin çözüm değil oyalama iradesini açığa çıkarmaktadır. Suriye, SDG, yerel demokrasi ve Demirtaş başlıklarının bilinçli biçimde silinmesi, görüşmenin ruhunun yok edildiğini göstermektedir. Bu tutum, barışı değil inkârı ve zamana yaymayı esas alan bir devlet aklının ürünüdür. Süreç, şeffaflık ve demokratik irade yokluğunda bilinçli biçimde kilitlenmektedir.”
