Mehmet Güzel
Atak Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Yazarın Tüm İçerikleri
DARBEYE KARŞI TOPYEKÛN MÜCADELE (Mehmet Güzel)
“Devrimciler olarak sorumluluğumuz; zalime karşı mazlum olan kim varsa yan yana gelerek mücadeleyi geliştirmektir. Şimdi burjuva muhalefeti, Kürt hareketi ve devrimci muhalefet bir bütün olarak yeni bir Gezi ruhu ve bir halk isyanıyla bu zulme karşı durmak, bu diktatörlüğü alaşağı etmek zorunludur. Bu olmazsa herkes siyasal giyotine başını uzatmış olacaktır.”
SURİYE’DE NELER OLUYOR? (Mehmet Güzel)
“Alevi halkı, örgütlenme ve organizasyon eksikliğini gidererek var olma ve kendini savunma pozisyonuna geçeceğini, bu iradeye ve potansiyele sahip olduğunu göstermiştir. Bu halk, kendi katilleri olan Türkiye, ABD, İsrail vb. himayesinin kendisine fayda sağlayamayacağını, kendi öz örgütlenmesi ve gücü ile kendini koruyabileceğini, kendi gücüne dayanmadan hiç kimsenin onu kurtarmayacağını görmüştür.”
ÖCALAN’IN ÇAĞRISI: OLMAYACAK DUAYA ÂMİN! (Mehmet Güzel)
“Atılacak olan adım, ülkemizin ve halklarımızın geleceğini de ipotek altına alan bir adımdır. (…) 2010 referandumundaki ‘Boykot’ tavrı ile nasıl Erdoğan kurtarılıp diktatörlük yolu açıldıysa şimdi de Siyasal İslam ve özgün şeriat diktatörlüğünün kurumsallaşma yolunun açılma ihtimali ortaya çıkıyor. (…) Bu iyi niyetlerle döşenen yolun cennete değil cehenneme çıkacağını söyleme sorumluluğu altındayız.”
SURİYE’Yİ NASIL PARÇALAYALIM? (Mehmet Güzel)
Muktedir emperyalist devletler kararlarını vermişler; Suriye 4 parçaya bölünecek! Bu parçalanmadan Türkiye de kendisine bir pay çıkarıp beşinci parçayı koparmak …
SATILIK ÜLKELER PAZARI (Mehmet Güzel)
“Gerek Suriye’nin yıkılması gerekse de Ukrayna’nın şimdiki konumda paylaşılmakta olması bütün insanlığa çok acı dersler sunuyor. Kendi öz gücüne dayanmayan ve emperyalist ülkelerin insafına kendini teslim edenlerin sonu mutlak bir köleliktir. Her ülke veya hareket kendi öz gücüne dayanmak ve muktedir ülkelerle ilişkisini “bağımsızlık” temelinde kılmak zorundadır.”
İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR (Mehmet Güzel)
“Bir kez daha mücadelenin doğal seyrinin keskin ayrımına tanık oluyoruz. Bir tarafta devrimci siyasal ve pratik duruşun, bütün tehlikelere karşın kararlı tutumu… Diğer tarafta, konforlu yerlerinden “devrimci” kisvesi altında devrimcilere kin ve nefret kusan yalan üretim makinası, insan müsveddesi yaratıkların zavallılıkları!.. Devrimciler onurlarıyla, muhbirler ise müptezellikleriyle anılacaklardır.
