Haydar Avşar
Yazarın Tüm İçerikleri
Anti-Emperyalizm Sosyalizm Değildir (Haydar Avşar)
“Venezuela deneyimi, anti-emperyalist söylemin üretim ilişkileri dönüştürülmediğinde sosyalizme eşitlenemeyeceğini göstermektedir. Bolivarcı süreç, petrol rantına dayalı devletçi bir düzen kurarak sınıf iktidarını hedeflememiş, emekçi sınıfları siyasal özne olmaktan çıkarmıştır. Kriz, bu yapının kaçınılmaz sonucu olarak ortaya çıkmış; sol içindeki ideolojik çözülme ise PCV bölünmesiyle somutlaşmıştır. Bu durum, küresel sol için teorik bir uyarı niteliği taşımaktadır.”
Emperyal Güvenlik Rejimleri, Önlem Devleti ve Kimlik Politikaları (Haydar Avşar)
“Bu makale, NATO’nun savunma söylemi ardında emperyalist kapitalist düzenin güvenlik aygıtı olarak işleyişini Marksist perspektifle ele alır. Burjuva devletinin kimlik üretimi, demokrasi söylemi ve iç güvenlik politikalarıyla siyasal alanı nasıl yeniden yapılandırdığı; ABD hegemonyası, uluslararası sermaye ve Almanya–ABD ilişkileri üzerinden somut biçimde incelenir. Bu yapı, muhalefeti denetim altına almayı ve sınıfsal tahakkümü kalıcılaştırmayı amaçlar.”
Yol ve İmha Arasında: Kurucu Aldatma, Laiklik ve Alevi Varoluşunun Ontolojik Dışlanışı (Haydar Avşar)
Bu metin, Türkiye’de laiklik ve hukukun Alevi varoluşunu korumadığını; tersine Sünni-mezhepsel devlet aklını görünmez kılan kurucu bir aldatma olarak işlediğini savunur. Maraş, Çorum ve Sivas, bu yapısal dışlanmanın istisnası değil sürekliliğidir. Çözüm, hukuki tanınmada değil; Aleviliğin bir ‘yol’ olarak kendi ontolojik sürekliliğini örgütlemesindedir. Bu nedenle Alevi özgürleşmesi, devlet merkezli değil, toplumsal ve kolektif öz örgütlenmeyle…
Maraş ve Çorum: Devletin Kurucu Aldatması ve Yapısal Tahakküm (Haydar Avşar)
“Maraş ve Çorum katliamları, devletin Alevilere vaat ettiği eşitlik, laiklik ve yurttaşlığın ideolojik bir kurgu olduğunu açığa çıkarır. ‘Beni sen öldür, onların eline bırakma’ sözü, hukukun Aleviler için hiç işlemediğini; mezhepsel tahakkümün devletin tüm aygıtlarıyla yapısal biçimde üretildiğini ve süreklileştirildiğini tek cümlede ifşa eder. Bu gerçek, kurucu aldatmanın tarihsel sürekliliğini görünür kılar.”
BEN YOLUN TA KENDİSİYİM
Serez’de bir sabah taşlar kanı içti Bedreddin’in nefesi düştü dallardan: “Yârin yanağından gayrı her şey ortak” dedi ekmek ortak acı …
Kürt ve Türk Sünni Yoksullarının Sömürgeci Yapılara Karşı Mücadelesi (Haydar Avşar)
“Modern Türkiye’nin kapitalizmi, ekonomik eşitsizliklerin yanı sıra kimliksel ve kültürel hiyerarşilerle şekillenen bir sömürgeci mantığın ürünüdür. Kürt ve Türk Sünni yoksulları, benzer yapısal süreçlerin mağdurları olarak, anti-kapitalist, anti-emperyalist ve enternasyonalist bir mücadele ile ortak kurtuluş stratejileri geliştirmelidir. Bu süreç, yoksulların birbirini düşman olarak değil, aynı sömürü düzenine tabi olduklarını anlamalarına olanak tanır.”
