Atak Logo

Atak Menü

Mihrac Ural

Mihrac Ural

24 Aralık 2025, 14:34 | Ortadoğu

ABD, PALMİRA GERÇEĞİNİ GÖRMEK İSTEMİYOR (Mihrac Ural)

ABD, PALMİRA GERÇEĞİNİ GÖRMEK İSTEMİYOR (Mihrac Ural)

Suriye/Palmera'da intihar eylemcisi IŞİD teröristi ve Colani aynı fotoğraf karesinde

 

Colani’nin üniforma giydirdiği cihatçının Palmira’daki saldırısı, bu katliamcı şebekelerin ister üniforma giydirilerek ister takım elbiseyle “makyajlanarak” sunulsun, özlerinin değişmeyeceğinin açık göstergesidir. İlk fırsatta eline silah alan bu unsurlar, uygun gördükleri her yerde katliam yapabilmektedir. Vahşeti meşru gören bir ideolojiden beslendikleri için, üzerlerine ne giydirilirse giydirilsin; kendilerinden farklı gördükleri herkesi “katli vacip” sayar ve katletmekte tereddüt etmezler.

 

İnsanlığın temel değerlerinin aşındığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Halklar ve inanç toplulukları, Colani’ye, onun ekibine ve beslendikleri ideolojiye karşı açık bir tutum almaktadır. Ancak bu kesimlerin büyük bölümü örgütsüz ve öncüsüzdür; aslında bu boşluğu dolduracak bir kurtarıcı beklentisi içindedir. ABD, Colani’nin arkasında durdukça çekilen acılar uzamakta, felaket derinleşmektedir. Palmira’daki saldırı bu kaygıları büyütmektedir; çünkü ülkenin batısında benzer saldırıların tekrar etmeyeceğine dair hiçbir garanti yoktur.

 

Katil teröristin fotoğrafları, geçmişi ve cüreti ortaya serildikçe; Amerikalıları hedef alabilen bir zihniyetin, halka karşı çok daha vahşi biçimde yönelebileceği görülmektedir. ABD’nin cihatçılığı ve Colani’nin çeteler koalisyonunun gerçek niteliğini görmezden gelmesi, bu felaketin başlıca nedenlerinden biridir. Colani’nin bakanlarının açıklamaları, suçüstü yakalanmanın telaşını gizleyememektedir. Katiller, kendi elemanlarıdır. Ne kadar gizlemeye ve makyajlamaya çalışsalar da Colani ve ekibi teröristtir; her fırsatta bu yüzlerini açığa vururlar. Palmira’daki katliamın “sırrı” da bundan ibarettir.

 

ABD er ya da geç ikna olacak

 

Palmira bölgesini yeniden taramanın, yeni suçlular aramanın artık fazla bir anlamı kalmamıştır. Suç da, suçlu da, beslendiği zemin de açıktır. Fotoğraflar bile bu ilişkinin suç ortaklarını göstermesi açısından yeterli değil midir? Bugün Trump ve bölgedeki temsilcisi Tom Barrack tarafından bu gerçeklik geçiştiriliyor olabilir; ancak ABD, er ya da geç bu katliamın Colani’nin savunma, içişleri ve istihbarat ekibi tarafından gerçekleştirildiğine ikna olacaktır.

 

Hanuka katliamı da gösterdi

 

Cumartesi günü gündeme gelen bu katliamın ardından, pazar günü Avustralya’dan çok daha sarsıcı bir haber geldi. Yahudi toplumu Hanuka (Aydınlık Günler) Bayramı’nı kutlarken, cihatçı teröristlerin silahlı saldırısına uğradı. Katliamı gerçekleştiren iki cihatçının Pakistan ve Lübnan kökenli olduğu açıklandı. Bu iki saldırı, cihatçı terörizmin her türüne karşı net ve tavizsiz bir tutum almanın zorunluluğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.

 

images (3) (22)1363812674251462049.

Avustralya/Hanuka terör saldırısı

 

Trump’ın Colani’nin başını okşamasının ardında Suudi Arabistan ve Katar’dan sağlanacak mali kaynaklar olduğu bilinmektedir. Beyaz Saray’daki absürt gösterinin de trilyon dolarlık hesaplarla bağlantılı olduğu açıktır. Amaç bu olunca, 10 milyon dolarlık ödülle aranan ve BM’nin terör listesinde yer alan Colani’nin geçmişinin buharlaştırılarak Beyaz Saray’a kabul edilmesi, çetenin kilit isimlerinden Enes Hattab’ın affedilmesi zor olmamaktadır. Üstelik bu af sürecine Rusya ve Çin’in de onay vermesi, tabloyu daha da vahim hale getirmektedir.

 

MİT tüm çetelerde belirleyici

 

Son olarak Türkiye’nin bu süreçteki rolüne değinmek gerekir. Gelişmeler dikkatle izlenmektedir. Türkiye, MİT aracılığıyla bölgedeki pek çok terörist yapının davranışları üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu sürecin sonunda Erdoğan hükümetinin de suç ortaklığıyla anılacağı kanaati güçlenmektedir. Şunu unutmamak gerekir: Dünyanın neresinde olursa olsun terör, bir insanlık suçudur. Suriye ve Avustralya’daki katliamlar, insanlığa ait tüm değerleri ayaklar altına alan bu terörist yapılara karşı açık ve net bir tutum almanın zorunluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

 

_______________________________________________________________________________

 

Atak Dergisi Notu:

 

1- Makalelerde ifade edilen görüşler yazarın sorumluluğundadır, Atak Dergisi'nin görüşlerini yansıtabileceği gibi yansıtmayabilir de.

 

2- Bu yazı 16 Aralık 2025 tarihinde Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanmıştır.

 

Paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!