Atak Menü

Mihrac Ural

Mihrac Ural

06 Mayıs 2026, 18:50 | Ortadoğu

6 MAYIS ŞEHİTLERİ (Mihraç Ural)

6 MAYIS ŞEHİTLERİ (Mihraç Ural)
Hazır
⚠️ Tarayıcınız sesli okumayı desteklemiyor
1.0x
6 MAYIS ŞEHİTLERİ  (Mihraç Ural)

6 Mayıs 1972, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam günüydü. Türkiye halkları bu idamların etkisi altında bu günü anmakta; gösteriler düzenlemekte ve idamların etkisi toplumun tüm kesimlerinde protestolarla karşılık bulmaktadır. Türkiye halkları bu günü, geçmişin acılarını unutmadan muhalefetin tüm kesimlerinde aktif olarak anmaktadır. Bu genç insanlar haksızca idam sehpalarına götürüldüler. İdama maruz kalan bu yiğit insanlar, hedeflerini ve mücadele anlayışlarını haykırdılar.

 

Deniz Gezmiş: “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Kahrolsun emperyalizm!”

Yusuf Aslan: “Ben ülkemin bağımsızlığı için savaştım. Bu bayrağı bundan sonra Türk halkına emanet ediyorum. Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun emperyalizm!”

Hüseyin İnan: “Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu için savaştım. Bu bayrağı şimdi Türk halkına emanet ediyorum. Yaşasın işçiler ve köylüler! Kahrolsun emperyalizm!”

 

Ölüme giden insanın yalın olarak dile getirdiği gerçekler, onların şahsi bir mücadele vermediklerini, onurlu bir anti-emperyalist duruş sergilediklerini anlatmaktadır. Bugün onları anmak, ülkemizin zor koşullarında haklı bir kavganın insanı olmak demektir. Deniz Gezmiş ve arkadaşları, bir ülkenin tıkanmış demokratik haklarını ve özgürlük arayışlarını yeniden dile getirmek üzere anılırlar. Bu genç insanlar, ölümü göze alarak verdikleri haklı mücadeleyi bugün de geçerliliğini koruyan bir miras olarak bırakmışlardır. Denizlerin anısının hâlâ dipdiri olmasının nedeni budur. Bir halkın lider arayışı, haklı kavgası için ölümü göze alabilecek yiğitlerin varlığını tanımlar. Biz hâlâ Denizlerin bıraktığı yerden yola çıkarak bu günleri anmaktayız.

 

Denizler her geçen gün daha etkin olarak gündeme geliyorsa, bilinmelidir ki o ülkede hâlâ yapılması gereken görevler vardır. Aradan geçen 54 yıl, onların hatırasını daha güçlü şekilde hissettirmektedir. Türkiye’de tamamlanmamış demokrasi hakları var oldukça Denizler aynı görkemle anılacaktır. Onlar asıldığında ben henüz 16 yaşındaydım; o günün acısını bugün de çekiyorum. Umutlarım hâlâ diridir, bekliyorum. Ülkemin yiğit insanları bu günleri andıkça ben de heyecana kapılıyorum. Ülkemin demokrasi eksikliğini bedenimde hissediyorum ve mücadeleye bu açıdan katılıyorum. Bu haklı mücadelenin, bugün anmalara katılan yiğit insanların elinde gerçekleşeceğine inanıyorum.

 

6 Mayıs 1916 idamları

 

Bugün 6 Mayıs, Ortadoğu’da 1916 tarihinde gerçekleşen idamları da hatırlatmaktadır. Bu idamlar, haksızlığa karşı direnen Arap aydınlarını, gazetecileri ve ünlü isimlerden oluşan 24 şahsiyeti hatırlatmaktadır. Bir milletin en özverili insanlarının idam edilmesi gündeme gelmiştir. Bu idam kararını veren Cemal Paşa, Arap dünyasında “el-Seffah” olarak anılmaktadır. Üstelik idam edeceği insanların evlerinde yemeklerini yemesine rağmen yaptığı bu icra, Arap aleminin hafızasında kazılı kalmıştır. 6 Mayıs aynı zamanda onun doğum günüydü (1872). İnsan böylesi günlerde böyle bir zorbalığa tevessül etmezdi; ancak o, bu gerçeği anlamayacak kadar zalim olarak görülmektedir. O gün bu gündür 6 Mayıs, Lübnan ve Suriye’de “Şehitler Günü” olarak anılmaktadır. Acıları hatırlatır, tarihi bir olaydır.

 

Bu 24 ünlü şahsiyetin mücadelesi, Osmanlı’dan kurtuluş için verdikleri çabalardı. Üstelik bu çabalar silahlı değildi; örgütsel ve siyasi nitelikteydi. Sömürgeci Osmanlı’nın 400 yıldır zulümden başka bir şey vermediği ifade edilmektedir. İslam adına oluşturulan sahte birlikteliklerin yalan üzerine kurulu olduğu savunulmaktadır. Osmanlı bu ülkeleri ve servetlerini talan etmiştir. Bu yiğit insanlar bu gidişe daha fazla dayanamayarak örgütsel çabalara girişmişlerdir. Tarihsel süreçte ulusların özgürlük arayışları dünyanın dört bir yanında yükselmiştir. Osmanlı ise bu uluslara zulümden başka bir şey vermemiştir.

 

Osmanlı çökerken, Arapların en önemli isimleri topluca Beyrut’ta Burj el Şüheda Meydanı’nda, Şam’da ise Merce Meydanı’nda idam edilmişlerdir.Şam’da idam edilenler: Abdülhamid ez-Zehraoui, Şefik el-Müeyyed el-Azm, Rüştü eş-Şem’a, Ömer el-Cezairi, Şükrü el-Aseli, Selim Ahmed Abdulhadi, Rafiq Rizk Salloum

Beyrut’ta idam edilenler: Abdelghani el-Arayssi, Abdul Karim el-Khalil, Muhammad Mahmassani, Mahmud Mahmassani, Omar Nashashibi, Ahmed Tabbara, Yusuf Hayek, Philippe el-Khazen, Farid el-Khazen, Petro Paoli, George Haddad, Muhammad Chanti, Omar Hamad, Aref Chehab, Abdelwahab el-Inglizi, Joseph Bshara Hani, Akl Said

 

Bu isimler farklı dinlere mensup Hristiyan ve Müslüman kişilerdi. Acı, tüm ülkeye ve tüm insanlara bir zulüm gibi inmiştir. 6 Mayıs günü 109 yıldır bu anılarla her iki ülkede de yaşatılmaktadır. Ancak Suriye’de yönetimi zorbaca ele geçirenler ve emperyalist iş birlikçileri olarak görülen yapılar, bu güne son verdiklerini iddia etmişlerdir. 6 Mayıs Şehitler Günü yasaklanmıştır.

 

Şehitler Günü, tarihi anlamı olan bir gündü. 400 yıl boyunca başka egemenlik altında yaşamış toplumlar için bir kurtuluş ve hesaplaşma günü olarak görülmektedir. Bu anlamlı günü yasaklayanlar, bir ulusun tarihine müdahale etmektedir. Suriye halkı bu günü anmaya devam edecektir. Bu günün anti-Osmanlı tarihsel anlamı hiçbir güç tarafından değiştirilemez. Lübnan halkı da bu günü anmayı sürdürmektedir. Lübnan halkının bu konudaki duruşu tarihsel olarak önemlidir ve gelecek kuşaklar için anlam taşımaktadır. Suriye’deki bazı yöneticiler bu tarihi ortadan kaldıramaz. Tarih yaşanmış olayları kapsar ve onu değiştirmek mümkün değildir. Bu durum, Erdoğan yönetimine yönelik bir eleştiri olarak ifade edilmektedir. 6 Mayıs, Suriye ve Lübnan’ın sosyal yaşamında derin izler bırakmıştır ve Cemal Paşa’nın yaptığı bu idamlarla birlikte tarihsel olarak canlı kalmaya devam edecektir.

 

Sonuç

 

Buradan anlaşılan şudur: Türkiye’de Denizlerin idam günü, Arap dünyasında ise 6 Mayıs 1916 idamları aynı tarihte anılmaktadır. Bu önemli günde ulusların hafızasında yer eden bu olaylar, gelecek kuşaklara aktarılacak ve önemli bir tarihsel gün olarak anılmaya devam edecektir.

 

***

 

Atak Dergisi Notu: Makalelerde ifade edilen görüşler yazarını bağlar, Atak Dergisi’nin görüşlerini yansıtabileceği gibi yansıtmayabilir de.

 

 

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!