Atak Logo

Atak Menü

SURİYE’DEKİ COLANİ CİNAYET ŞEBEKESİ AVRUPA’DA (Mihrac Ural)

SURİYE’DEKİ COLANİ CİNAYET ŞEBEKESİ AVRUPA’DA (M…
Hazır
⚠️ Tarayıcınız sesli okumayı desteklemiyor
1x
30 Mart 2026, 19:25 | Yazar: Mihrac Ural | Kategori: Dünya
SURİYE’DEKİ COLANİ CİNAYET ŞEBEKESİ AVRUPA’DA  (Mihrac Ural)

 

Bölgemizde savaş tüm ağırlığıyla sürerken, Suriye’de yönetime el kondurulan cinayet şebekesinin başı Colani, bu ayın 30’unda Almanya (Berlin) ve ardından İngiltere (Londra) gezisine başlıyor. Suriye, tarihî ve kültürel konumuyla farklılıklar taşıyan bir ülkedir. Bu ülke, cinayet şebekesinin yönetime el koymasıyla tam bir yıkıma uğramıştır. Günübirlik insan kıyımı, hırsızlık, el koyma gibi insanlığın asla kabul etmeyeceği hâller yaşanmaktadır.

 

Bunları yapanlar, ellerinde silah ve dayattıkları şeriatla, “devlet” adını verdikleri bir düzen içinde ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar. Verdikleri sözlerle insanları aldatmaya çalışmaktadırlar. Ülke, başıbozuk bir insan topluluğu tarafından yönetilmeye çalışılıyor. Ekonomi sıfırlanmış, sosyal yaşam iflas etmiş, kültür gerilemiş; siyasette ise en yoz ve en ahlaksız baskı yöntemleri uygulanmaktadır.

 

Colani ve HTŞ’nin Yapısı

 

Colani, küçük bir askerî grubun başında yer almaktadır. Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ), Suriye rejimini yıkmak üzere hareket eden bir gruptur. Açığa çıktığı gibi, İngiliz istihbaratı (MI6) tarafından on yılı aşkın sürede şekillendirilmiş; kravat ve takım elbise ile görünümü değiştirilmiş, ancak özü aynı kalmış bir cinayet şebekesidir. MI6 hâlâ bu caniyi korumaktadır.

 

Bu arada CIA da devreye girerek, bölge düzenlemesi adı altında Suriye’yi yönetmeye çalışmaktadır. Trump, “Colani benim atadığım biridir” diyerek bu kuklanın arkasındaki gücü açıkça ifade etmiştir.

 

Uluslararası Kararlar ve Azınlıklara Yönelik Kıyımlar

 

Uluslararası kararlarla iktidara getirilen bu cani şebekenin ömrü de yine uluslararası kararlara bağlıdır. Bu yapı, Suriye’nin ruhunu temsil eden topluluklara yönelik kanlı kıyımlar gerçekleştirmektedir. Azınlık olarak adlandırılan bu insanlar, aslında bulundukları bölgelerde çoğunluğu oluşturmaktadır: sahil bölgesinde Aleviler, güneyde Dürziler, kuzeydoğuda ise Kürtler.

 

Aleviler, Türkiye’nin gasp ettiği alanlar dâhil olmak üzere 8 milyonu aşkın nüfusa sahiptir; Suriye’de kalanlar ise yaklaşık 5 milyondur. Bu sayı, dünyadaki birçok devletin nüfusundan fazladır. Örneğin Norveç, İrlanda, Hırvatistan, Arnavutluk, Slovenya, Litvanya, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Moğolistan, Ermenistan, Gürcistan, Libya, Namibya, Botsvana, Uruguay, Panama, Kosta Rika, Yeni Zelanda ve Fiji gibi ülkelerin nüfusları bu seviyenin altındadır.

 

Aynı durum Kürtler için de geçerlidir. Kürtlerin toplam nüfusu 60 milyonu aşarken, Suriye’deki nüfusları 5 milyonu geçmektedir. Dürziler açısından da nüfusu 1 milyondan az çok sayıda ülke bulunmaktadır. Bu durum, “azınlık-çoğunluk” kavramlarının emperyalist sınırlar içinde şekillendiğini göstermektedir. Her topluluk kendi alanında çoğunluğu oluşturmaktadır.

 

Gelecekte bu toplulukların devletleşeceği açıktır. Kendi kaderlerini tayin etme hakları bulunmaktadır. Şimdilik federal yapı talepleri öne çıksa da, ileride ayrılma haklarını kullanmaları kaçınılmazdır. Colani ise bu gelişmelere kapalıdır ve kıyımdan başka bir yol bilmemektedir.

 

Colani’nin Kıyımları ve İnsan Hakları İhlalleri

 

İktidara el koyduğu andan itibaren kıyımlara başlamıştır. Yapılanlar tarihe geçecek boyuttadır. 7 Mart 2025 itibarıyla büyük çaplı katliamlara yönelmiştir.

 

İktidarı aldığı günden itibaren insanları tek tek katleden bu yapı, 7 Mart’ta on binlerce Alevi’yi evlerinde, sokaklarda ve bahçelerde katletmiştir. Bu katliam dünya çapında yankı uyandırmış, ancak uluslararası güçler somut bir adım atmamıştır.

 

Colani, ideolojik olarak insan katlini cennete giden yol olarak görmektedir. Selefi-cihatçı çizgide, El Nusra-El Kaide geleneğine bağlıdır. Klasik İslam mezhepleri sivillerin öldürülmesini meşru saymazken, bu anlayış karşıtlarını “düşman” veya “mürted” ilan ederek katliamı meşrulaştırmaktadır.

 

Alevileri mürted sayan bu anlayış, on binlerce insanın katledilmesine yol açmıştır ve bu durum hâlen sürmektedir. Şam, Humus, Hama, Tartus ve Lazkiye’de her gün ölüm haberleri gelmektedir.

 

Dürziler ve Kürtlere Yönelik Kıyımlar

 

Bu cinayet şebekesi sadece Alevilere değil, Dürzilere de yönelmiştir. İktidara gelir gelmez Dürzileri mürted ilan etmiş ve saldırılara zemin hazırlamıştır. Ceramana ve Sıhnaya’da yüzlerce Dürzi katledilmiştir. 2025 Temmuz’unda aşiretlere yapılan çağrılarla kıyımlar artmış, binlerce kişi hayatını kaybetmiştir.

 

Kürtler de aynı şekilde hedef alınmıştır. Kobani direnişi sırasında binlerce Kürt genci hayatını kaybetmiştir. Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye bölgelerinde direniş sürmüş, ağır kayıplar verilmiştir. Buna rağmen saldırılar devam etmektedir.

 

Hıristiyanlara ve Ilımlı Sünnilere Yönelik Saldırılar

 

Hıristiyanlar da hedef alınmaktadır. 22 Haziran 2025’te Mar İlyas Kilisesi’nde gerçekleşen saldırıda çok sayıda insan hayatını kaybetmiştir. Bu tür saldırılar ülkenin farklı bölgelerinde sürmektedir.

Ilımlı Sünni kesimden de binlerce insan ideolojik nedenlerle öldürülmektedir. Hırsızlık, adam kaçırma ve gasp gibi olaylar yaygınlaşmıştır. Suriye’de yaşam neredeyse imkânsız hâle gelmiştir.

 

Avrupa’daki Tepki Çağrısı

 

Avrupa’da bulunan Suriyelilere ve Türkiye’den gelen Kürtlere çağrımızdır: Bu kişiyi karşılayanlara tepkinizi gösteriniz. Avrupa’da yapılacak büyük gösterilerle bu duruma karşı durulmalıdır.

 

***

Atak Dergisi Notu: Makalelerde ifade edilen görüşler yazarını bağlar, Atak Dergisi’nin görüşlerini yansıtabileceği gibi yansıtmayabilir de.

Paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!