Suriye’deki Alevi Katliamına Karşı Kadıköy ve Yayladağı’nda Eylemler
Suriye’de Alevi ve diğer azınlıklara yönelik sistematik katliam ve baskılar, Türkiye’deki toplumsal muhalefet tarafından protesto edildi.
Kadıköy’deki eylemde, Suriye’deki Alevi halkının onurlu, adil ve insanca bir yaşam talebi desteklendi. Açıklamalarda, başta Arap Aleviler olmak üzere tüm halkların demokratik ve özgür bir yaşam sürene dek alanlarda olmaya devam edecekleri vurgulandı.
Suriye’deki iktidarın sadece şiddet ve baskı dayattığı, halklara hiçbir hak ve güvenlik sunmadığı belirtilirken, uluslararası toplumun sessizliği ve katliama göz yumması eleştirildi. Ayrıca, Alevi halkının taleplerinin onurlu yaşam, inanç ve kimliklerin tanınması, kendi kaderini tayin hakkı ve katliamların faillerinin yargılanması üzerine kurulu olduğu vurgulandı.

Yayladağı Sınır Kapısı’nda yapılan eylemde ise, Türkiye hükümeti ve uluslararası topluma acil çağrı yapıldı:
-
TBMM’nin acilen bir heyet oluşturması,
-
İnsani yardım koridorlarının açılması (Yayladağı, Lazkiye ve sahil kentleri başta olmak üzere),
-
Katliamların derhal durdurulması ve sivillerin korunması,
-
Yardımların doğrudan halkın örgütlü yapıları ve demokratik kitle örgütleri aracılığıyla ulaştırılması
Her iki eylemde de öne çıkan mesaj netti:
“Alevi katliamları durdurulsun, siviller korunsun ve uluslararası toplum sorumluluk alsın.”

Yayladağı’ndan Kadıköy’e uzanan eylemler, yalnızca birer protesto değil, uluslararası vicdana yöneltilmiş açık bir suç duyurusudur. Alevi halkına yönelik katliamlar karşısında susanlar, görmezden gelenler ve “denge” adı altında soykırımı perdeleyenler, bu suçun doğrudan ya da dolaylı ortaklarıdır.
Suriye’de yaşananlar ne “çatışma” ne de “iç hesaplaşma”dır; bu, kimliği nedeniyle hedef alınan bir halkın topluca yok edilme tehdididir. Uluslararası kurumların suskunluğu, bölgesel güçlerin çıkar hesapları ve ana akım medyanın körlüğü, katliamları derinleştirmektedir.
Alevi halkı yalnızca yas tutmuyor; aynı zamanda onurlu bir yaşam, güvenlik ve eşitlik talebini yükseltiyor. Bu talepler meşrudur ve insanlığın ortak sorumluluğudur. Bugün yükselen sesler bastırılırsa, yarın bu sessizliğin bedelini herkes ödeyecektir.
ATAK Dergisi, bu katliamların karşısında susmayacak; Alevi halkının haklı mücadelesini görünür kılmaya ve dayanışmayı büyütmeye devam edecektir.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
