Atak Logo

Atak Menü

Suriye ve Diasporadaki Yüksek Alevi İslam Konseyi Koordinasyon ve Halkla İlişkiler Ofisi Açıklaması

Suriye ve Diasporadaki Yüksek Alevi İslam Konseyi…
Hazır
⚠️ Tarayıcınız sesli okumayı desteklemiyor
1x
26 Şubat 2026, 10:04 | Yazar: Atak Dergisi | Kategori: Ortadoğu
Suriye ve Diasporadaki Yüksek Alevi İslam Konseyi Koordinasyon ve Halkla İlişkiler Ofisi Açıklaması

Sahil Bölgesi ve Humus’taki Saldırılara İlişkin Değerlendirme

 

Suriye ve Diasporadaki Yüksek Alevi İslam Konseyi, Colani yönetimi ve ona bağlı gruplar tarafından Suriye’nin sahil bölgesi ile Humus kentinde gerçekleştirilen organize saldırıları ve baskıcı uygulamaları şiddetle kınamakta ve reddetmektedir.

 

Konseyin ulaştığı mevcut bilgilere göre söz konusu uygulamalar, Alevi sivilleri hedef alan; güvenli köy ve kasabalarda sistematik biçimde korku ortamı yaratan bir nitelik kazanmıştır. Yaşananların münferit ya da geçici olaylar olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Aksine, planlı, tekrarlanan ve organize faaliyetler söz konusudur.

 

Bu eylemler, sivillerin korunmasını ve azınlık haklarını güvence altına alan uluslararası sözleşmelerle açık biçimde çelişmektedir.

 

Kışkırtıcı Söylem ve Meşrulaştırma Çabaları

 

Saldırıları meşrulaştırmak amacıyla kullanılan ve özellikle “kalıntılar” şeklindeki nitelemeler üzerinden geliştirilen dilin, açık bir kışkırtma aracı olduğu değerlendirilmektedir. Bu söylem, geçmişte yaşanmış dışlayıcı ve şiddet içerikli atmosferi yeniden üretme riskini taşımaktadır.

 

Mağdur ailelere baskı uygulanarak zorla itiraf alınması ya da resmi anlatıyı destekleyen beyanların dayatılması yönündeki iddialar ise insan onuruna ve ailelerin temel haklarına yönelik ağır bir ihlaldir.

 

Ceble Kırsalı: Sivillerin Hedef Alınması

 

Ceble kırsalında sivillerin bombalandığı yönündeki iddialar — doğrulanması hâlinde — hiçbir hukuki, ahlaki ya da güvenlik gerekçesiyle meşrulaştırılamayacak niteliktedir.

 

Güvenli köy ve kasabaların, meskûn mahal ve konutların hedef alınması; uluslararası insancıl hukukun ağır ihlali anlamına gelmektedir.

 

Yoğun bombardıman ve ağır silah kullanımı sonucu sivillerin yaşamını yitirmesi; bunlar arasında evlerinde bulunan bir anne ve iki çocuğun da yer alması, operasyonların ayrım gözetmeyen ve orantısız karakterini ortaya koymaktadır.

 

Sivillerin evleri içinde hedef alınması zaman aşımına uğramayan bir suçtur ve hiçbir güvenlik söylemiyle meşrulaştırılamaz.

 

 

Uluslararası Topluma Çağrı

 

Ulusal ve insani sorumluluk bilinciyle Konsey, uluslararası toplumu ve insan hakları kuruluşlarını şu adımları atmaya davet etmektedir:

 

  • Alevi topluluğa yönelik uygulamaların derhâl durdurulması,

  • Bağımsız ve şeffaf bir uluslararası soruşturmanın başlatılması,

  • Sivillerin korunmasının güvence altına alınması ve tüm sorumluların istisnasız biçimde hesap vermesinin sağlanması.

 

Konsey, süregelen baskının dışlayıcı yönetim anlayışına meşruiyet kazandırmayacağını; medya manipülasyonunun gerçeği gizleyemeyeceğini vurgulamaktadır.

 

Suriye’de çözümün; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 ve 2799 sayılı kararları doğrultusunda gerçek bir siyasi geçiş sürecine dayalı kapsamlı bir siyasal çözüm olması gerektiği ifade edilmektedir. Bu çerçevede:

 

  • Federal ve adem-i merkeziyetçi bir yönetime geçilmesi,

  • Gerçek anlamda ulusal bir federal hükümetin oluşturulması,

  • Tüm Suriyelilerin temsilini ve haklarını güvence altına alacak şekilde uluslararası gözetim altında özgür seçimlerin gerçekleştirilmesi

  •  

gerektiği belirtilmektedir.

 

Paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!