GAZEL GAZEL HUMUS KIYIMINA KARŞI TEPKİSİNİ İLAN EDİYOR (Atak Haber)
Suriye ve Diasporadaki Yüksek Alevi İslam Konseyi’nden yayımlanan açıklama:
Bir yılı aşkın süredir Alevi topluluğunun mensuplarının fiilî (de facto) otorite tarafından maruz bırakıldığı; sistematik öldürmeler, zorla yerinden etmeler, tutuklamalar, kasıtlı aç bırakma ve tekfirci–kışkırtıcı söylemler karşısında sergilenen utanç verici sessizlik ve şüpheli işbirliği, ülkenin tamamını bilinmezliğin ve topyekûn bir patlamanın eşiğine sürüklemektedir.
Humus kentinin Vadi el-Zehab bölgesindeki İmam Ali bin Ebu Talib (a.s.) Camii’ne yönelik terörist ve kriminal saldırı; aralarında çocuklar, yetişkinler ve yaşlıların bulunduğu, şu ana kadar on ikisi şehit olmak üzere otuzdan fazla ağır yaralıya yol açmıştır. Bu saldırı, özellikle Alevi bileşenine, giderek artan biçimde de diğer Suriye bileşenlerine karşı uygulanan örgütlü tekfirci terör eylemlerinin devamıdır.
Bu saldırı, niteliği ve yöntemi bakımından; fiilî otoritenin kendi itirafına göre kendisine bağlı bir intihar eylemcisinin Tenef’te Amerikalı askerleri hedef alarak üç askerin hayatını kaybetmesine yol açtığı saldırı ve Şam’ın Duveylaa semtindeki Mar İlyas Kilisesi’nin bombalanması gibi önceki terör olaylarıyla örtüşmektedir. Bu durum, yöntem ve failin birliğini teyit etmekte; söz konusu suçların münferit olaylar ya da izole aşırılıklar olduğu yönündeki her türlü iddiayı boşa çıkarmaktadır.
Bu nedenle, söz konusu suçların tam ve doğrudan sorumluluğunu fiilî otoriteye yüklüyor; yaşananların, özellikle Alevi bileşenine yönelik olmak üzere, onun dışlayıcı, kışkırtıcı ve tekfirci politikalarının, şiddet ve kan üzerine kurulu yaklaşımının kaçınılmaz sonucu olduğunu vurguluyoruz.
Ayrıca uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne, uluslararası kuruluşlara ve dünya karar alıcılarına acil ve kararlı bir çağrıda bulunuyoruz: Kan selinin durdurulması; Suriye sahilinin (Lazkiye, Tartus, Humus, Hama kırsalı) uluslararası koruma altına alınması; 2799 sayılı kararın uygulanması ve tüm Suriyelilerin beklentilerini karşılayan, herkes için güvenlik ve emniyeti temin eden; federalizm ve siyasal adem-i merkeziyet ilkesine dayalı, ulusal ve kapsayıcı bir siyasal yönetim sisteminin tesis edilmesi için derhâl harekete geçilmelidir. Bu, genel olarak Suriye’de, özel olarak da Alevilere yönelik kan ve dışlama politikalarına son verecektir.
Açık ve yoruma kapalı bir uyarıda bulunuyoruz: Bu suç eylemleri uzun süre sessizlikle karşılanmayacaktır. Sürmesi hâlinde, zulüm ve saldırının büyüklüğüyle orantılı bir karşılıkla karşılaşacaktır. Kana sabrın bir sınırı vardır; halkların onuru sonsuza dek çiğnenemez.
Suriye ve Diasporadaki Yüksek Alevi İslam Konseyi
26- 12- 2025
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
