DEVLET BAHÇELİ’NİN ORTAĞINDAN BAĞIMSIZ HAREKET ETMESİ OLASI MI? (Fikri Günay)
Gerek barış süreci konusunda gerekse diğer konularda, örneğin CHP ve R.T. Erdoğan’dan bağımsız konuşmuş olabilir mi?
Bana göre olası değil.
Neden mi?
En başta yönettikleri ulus-devletin gerçek sahipleri buna müsaade etmez. Çünkü ilk site devletlerinden beri böyle olmuştur. Ulus-devletin sahipleri görünen yöneticiler değildir.
Sandık demokrasisi, kapitalist sistemde emekçi halkları aldatma ve baskı aracıdır.
Günümüzde halklar, ulus-devlet canavarına takılıp kaldı demek umutsuzluk yaratır mı?
Bana göre bugüne değin yaratmamıştır veya yaratamamıştır. Zira insan denen doğa harikasının nasıl bir güç hâline geldiği bilinmektedir.
En zayıf canlı olarak doğada oluşan insan, her canlıda olan duyu organlarının farklı gelişmesine neden olan zayıflığı sayesinde en güçlü canlı-varlık hâline gelmiştir.
Arkeoloji biliminin geldiği aşama, en az dört beş kez uzayın — bunun nasıl oluştuğu hâlâ bilinmiyor — bir parçası olan dünyanın altüst olmasına karşın, doğanın günümüze değin doğurganlığını hiç kaybetmediğini göstermektedir.
Fakat kapitalizmin önü alınmazsa, kapitalist yaşam biçimi önce doğayı ve dolayısıyla tüm canlıları yok etmeye doğru gidiyor. Çünkü kapitalizm, üretirken de tüketirken de doğayı yaşanmaz hâle getiriyor.
On altıncı yüzyıldan bu yana kapitalizmin tüm kötülüklerini anlatacak değilim bu makalede. Hem olanaksız hem de gerek yok deyip Türkiye’nin gündemine dönebiliriz.
Başlarken sorduğum soruya dönersem; Devlet Bahçeli’nin daha önce ve birkaç gün önce son söyledikleri, bağımsız olma olasılığı bence yüzde sıfırdır. Çünkü yukarıda çok kısa olarak açıklamaya çalıştığım insanlık tarihi, Türkiye özelinde ülkede yaşayan medeniyetleri var eden halklar tarafından biliniyor. Eninde sonunda sömürülen halklar, doğal olan tüm haklarını alacaktır.
Sorun, ulus-devletlerin temel ilkesinin ötekileştirme olmasıdır. Ulus ve azınlık halkların bulunduğu bir coğrafyada yaşayan halklar “TEK ULUS, TEK DİL VE TEK BAYRAK” altında yaşayamazlar. Yaşarlarsa o ülkede ulus-devlet olmaz veya olamaz.
O zaman “Bunun için ne yapmalı?” sorusunu sisteme muhalif olan her insan, en yüksek ses tınısı ile adeta haykırmalı. Yalnız tek tek atılan naralar hiçbir işe yaramıyor. Örgütlü güç oluşturmaktan başka çare yoktur.
Radikal muhalefet maalesef 12 Eylül faşist darbesinden yenilgiyle çıkmıştır. Ama egemenler, işçi sınıfından ve halkların özgürlük mücadelesinden hâlâ korkmaya devam etmektedir.
Korkunun ecele/ölüme faydası yoktur. Bunu egemenler bizden daha iyi bilirler. Onların bilip de kabul etmedikleri doğanın diyalektik yasalarıdır. En temeli de “zıtların birliği” yasasıdır. Yani doğanın doğurduğu her unsur, kendini yok edecek unsurun nüvelerini içinde taşır. Doğanın bu yasası da “yadsıma ve yadsımanın yadsıması” yasası ile görünür hâle gelir.
Ölüm ile canlı arasındaki ilişki gibi. Biri yoksa diğeri de yoktur.
Demem odur ki; kapitalist sistem bu gücüne karşın, kendini yok edecek olan mülksüzlerden adeta it gibi korkuyor. Kapitalist sistem, kendi içinden çıkan işçi sınıfının; sınıfsız ve sömürüsüz olan komünizmin inşasının ilk evresi olan sosyalist sistemin uzun bir aşaması olduğundan, ilk denemesi başarısız oldu. Bu da gayet doğaldır. Zira insanlık tarihi, yenilgilerin zaferlerden daha çok olduğunu gösteriyor.
O zaman yapılması gereken; deneyimlerin yanlışlarını değil doğrularını bir araya getiren, “somut koşulların somut tahlilini” yapabilen, daha doğrusu yapan yeni bir güç olarak Halkların Bileşik Devrimci Gücü’nü oluşturacak öncü gücü hayata geçirmekten başka çare kalmamıştır.
Yani birilerinin kolları sıvamasının yetmeyeceğini, paçaları da sıvamak gerektiğini göstermek gerekir. Bunu da inançla iradesini devrim için adayanların güç birliği ve “Bisiklet Teorisi” — bisiklete binen düşmemek için sürekli pedalları çevirmek zorundadır — ile sürekli mücadele eden HBDG’nin oluşturulmasına bağlıdır.
***
Atak Dergisi Notu: Makalelerde ifade edilen görüşler yazarını bağlar, Atak Dergisi’nin görüşlerini yansıtabileceği gibi yansıtmayabilir de.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
