BATI’NIN MİDE BULANDIRAN İLİŞKİLERİ (Mehmet Güzel)
NATO zirvesi Ankara’da bir curcunadır kopup gidiyor. Zirvenin genel değerlendirmeleri, alınacak kararlar, yapılan alışverişler elbette değerlendirilecektir. Ama bunlardan önce işin görüntülerdeki yansımaları, liderler arasındaki ilişkileri ve bu ilişkilerin ahlaki yansımalarına da bakmak gerekir.
Her şeyden önce bu şaşaalı toplantılar milyonlarca emekçinin alın teri üzerinden yapılıyor. Ciğeri kellesi beş para etmez ve her biri hem uluslararası hem de ulusal düzeyde birçok suça ve rezalete batmış liderler için emekçilerin alın terinden oluşturulmuş sınırsız harcamalarla itibar gösterileri yapılıyor. Bu şatafat ve gösterişler kendi sistemlerinin adaletsizliğini, ahlaksızlığını ve emek düşmanı karakterini göstermeye yeterlidir.
Bir de dünya emperyalist devletlerinin kendi içlerindeki gayrı insani ilişkiye bakmak gerekir. Dünyanın gelmiş geçmiş en rezil, en ahlaksız, en namussuz lideri olduğu Epstein dosyaları ile sabit olan, hiçbir lidere saygısı olmayan, önüne gelen devlet liderini azarlayan, bazılarına sokak ağzıyla ana avrat küfreden Trump için bütün katılımcı liderler sıraya giriyor. Herkes ona yaranmaya çalışıyor. En başta ve en abartılı şekilde de Erdoğan geliyor. Zaten Erdoğan, Trump’ın bu zirveye katılımını sağlamak için bir ton yalvarmış. “Dünyanın en güçlü lideri” ile vereceği görüntülerle kendine prestij devşirme derdinde. Rezillikte birbiriyle boy ölçüşen Trump ile Erdoğan, suni görüntülerle ve samimiyetsiz pozlarla birbirlerini kullanmaya çalışıyorlar.
***
Atak Dergisi Notu: Makalelerde ifade edilen görüşler yazarını bağlar, Atak Dergisi’nin görüşlerini yansıtabileceği gibi yansıtmayabilir de.
NATO zirvesine katılan bütün devlet liderlerine gösterilen ilginin iki katının ayrıcalıklı karşılama ve iltimas ile Trump’a gösterilmesi bu ilişkilerdeki ahlak sorununu da yansıtıyor. Trump bu şaşaalı ve fiyakalı davranışıyla bütün devletlerin liderlerini aşağılamış oluyor. Ev sahipliği yapan Türkiye bu aşağılama seremonisini gönüllü olarak ve seve seve yapıyor. Erdoğan da Trump gibi bir gösteriş ve güç budalası. Bu konuda her ikisinin genleri uyuşuyor. Ama diğer yandan, aşağılanmış olan dünyanın diğer liderleri de bu aşağılamayı bir güzel sindirmiş oluyorlar. ABD ve Trump’ın yanında ezik, öteki ve aşağı sayılmayı gururlarına sorun yapmıyorlar.
Milyonlarca emekçinin alın teri üzerine Ankara’da yaşanan bu şaşaanın ardından dünyanın savaş ve yıkım temsilcileri dünya halklarının aleyhine kararlar alacaklar. Yeni savaş ve çatışma kararlarına varacaklar. Dünya saflaşmasında yeni cepheler açacak, dünyayı daha da büyük silah stoklarına boğacaklar. Kendilerine teslim olmamakta direnen halklara daha fazla zulüm, kan ve ölüm kararları alacak ve bunun gerekli askeri adımlarını atacaklardır.
Aynı zamanda bu madrabazlar, çıkınlarında getirdikleri savaş aletlerinin her türünü birbirlerine kakalamaya çalışacaklar. Uçaklardan uçak motorlarına, füzelerden radar sistemlerine, İHA’lardan SİHA’lara, hatta lastikli sapanlara kadar kim kime ne satabilirse satacak. Öyle görünüyor ki, Türkiye de çıkınını açıp özel ve kamu üretimi askeri malzemelerini pazarlamaya çalışacak. Ama en önemlisi, Türkiye kendi askerini, ordusunu pazarlayacak. Bunu da “Avrupa bize muhtaç”, “Dünya bizsiz yapamaz” algısıyla yapacak. ABD’nin NATO nezdinde sırtından atacağı birçok yükümlülüğü Avrupa devletleri Türkiye’nin sırtına yıkacak. Ve Türkiye, dünya saflaşmasında Rusya, Çin, İran eksenine karşı tehlikeli misyonlar üstlenecek.
Milyonların alın teri üzerine kurulan zirve yine dünya halklarının canı ve malı üzerine kararlar verecek. Bütün bu süreçte o görkemli gibi gösterilmeye çalışılan her bir ilişki mide bulandırıcı bir ahlaksızlık, eşitsizlik ve adaletsizlik ile dünya halklarının gözüne sokuluyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
